Yargıtay, rahatsız edilmek istemediğini açıkça belirtmesine rağmen akrabasına aynı gün içinde 45 mesaj gönderen kişiye verilen hapis cezasını onadı. Yerel mahkemenin verdiği karar, ısrarlı takip (stalking) suçuna ilişkin önemli bir emsal teşkil ediyor. Olay, sanığın akrabasına yönelik ısrarlı mesajlarıyla ilgili olarak yargıya taşındı ve Yargıtay'ın onamasıyla kesinleşti.
Olayın Gelişimi
İddiaya göre, sanık akrabasına gün içinde 45 kez mesaj gönderdi. Akrabası, kendisini rahatsız etmemesi konusunda sanığı uyarmasına rağmen mesajlar devam etti. Bunun üzerine mağdur, durumu yargıya taşıdı. Yerel mahkeme, sanığın eylemlerini ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirerek hapis cezasına hükmetti. Karar, sanık tarafından temyiz edildi.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Yargıtay, dosyayı inceledikten sonra yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Yüksek mahkeme, sanığın mesaj göndermeye devam etmesinin mağdurun iradesine aykırı olduğunu ve ısrarlı takip suçunun unsurlarının oluştuğunu belirtti. Kararda, mağdurun açıkça rahatsız olduğunu belirtmesine rağmen sanığın eylemlerine devam etmesinin suç teşkil ettiği vurgulandı.
Israrlı Takip Suçu Nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçu, bir kişiye karşı ısrarlı bir şekilde fiziksel takip, iletişim veya diğer yollarla rahatsız edici davranışlarda bulunmayı içeriyor. Suçun oluşması için mağdurun bu davranışlardan rahatsız olduğunu belirtmesi ve failin eylemlerine devam etmesi gerekiyor. Kanunda öngörülen ceza, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş durumda.
Kararın Emsal Niteliği
Bu karar, özellikle dijital iletişim araçları üzerinden gerçekleştirilen ısrarlı takip eylemlerine ilişkin önemli bir emsal oluşturuyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür davranışların hukuki sonuçları daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlar, kararın benzer durumlarda mağdurların haklarını koruma açısından caydırıcılık sağlayacağını değerlendiriyor.
Yargıtay'ın onama kararı, ısrarlı takip suçunda mesaj sayısının ve mağdurun açık uyarısının önemini ortaya koyuyor. Karar, aynı zamanda kişilerin özel hayatlarının korunması ve rahatsız edici davranışlara karşı hukuki yolların işletilmesi açısından da dikkate değer.