Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli hakkında yürütülen soruşturmada kritik bir adım atıldı. Şevli'nin DNA örneğinin, mahkeme kararıyla alındığı ve İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği öğrenildi. Bu gelişme, aylardır 2018 yılında kaybolan ve daha sonra ölü bulunan Nizamettin Kabaiş'in dosyasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor. Kabaiş ailesinin avukatları, rektörün soruşturmaya dahil edilmesi için uzun süredir hukuki mücadele veriyordu.
DNA Örneği Neden Alındı?
Edinilen bilgilere göre, Nizamettin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada şüphelerin artması üzerine savcılık, Rektör Şevli'nin DNA örneğinin alınmasına karar verdi. Kabaiş ailesinin avukatı, "Müvekkilimin kaybolması ve ölümüyle ilgili olarak daha önce bazı deliller elde edilmişti. Bu deliller, rektörün olayla bağlantısı olabileceğine işaret ediyordu. Şimdi DNA testi sonuçları, bu bağlantıyı netleştirecek" dedi. DNA örneğinin, olay yerinde bulunan biyolojik izlerle karşılaştırılması bekleniyor.
Nizamettin Kabaiş Davası
Nizamettin Kabaiş, 2018 yılında Van'da kaybolmuş ve günlerce yapılan aramalar sonucunda YYÜ kampüsü yakınlarında ölü bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma, faili meçhul olarak kapatılmıştı. Ancak Kabaiş ailesi, olayın üzerini örtmekle suçladıkları yetkililer hakkında uzun süredir mücadele veriyor. Ailenin avukatları, rektörün olayla ilgisi olabileceğine dair belgeleri mahkemeye sunmuş ve bu belgelerin dikkate alınmasını talep etmişti.
Soruşturma Genişliyor
DNA örneğinin alınması, soruşturmanın seyrini önemli ölçüde değiştirebilir. Adli Tıp Kurumu'ndan çıkacak rapor, hem aile hem de kamuoyu tarafından merakla bekleniyor. Uzmanlar, DNA eşleşmesi durumunda rektörün ifadesinin alınmasının ve hakkında adli işlem yapılmasının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Olayın üzerinden altı yıl geçmesine rağmen, ailenin ısrarı sayesinde dosyanın yeniden açılması, yargıya olan güveni de artırdı.
Rektörden Açıklama Gelmedi
Rektör Şevli'nin ise bu gelişmelerin ardından henüz bir açıklama yapmadığı görüldü. Üniversitedeki görevine devam ettiği öğrenilen Şevli hakkında, soruşturma sürecinin titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi. Kabaiş ailesinin avukatları, "Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Bu DNA testi, dosyanın aydınlatılmasında önemli bir adım" ifadelerini kullandı.
Bağımsız Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de yargı süreçlerinin şeffaflığı açısından önemli bir test niteliği taşıyor. DNA raporunun sonucu, sadece bir ailenin değil, aynı zamanda toplumun adalet duygusunun da bir göstergesi olacak. Olayın faili meçhul kalması halinde, dosyanın yeniden kapanması ihtimali endişe yaratıyor. Ancak şu ana kadar sürecin kararlılıkla yürütülmesi, umut verici bir tablo çiziyor. Yargının bağımsızlığı ve etkinliği, bu tür davaların aydınlatılmasıyla ölçülür; gözler artık Adli Tıp raporunda.