Afyonkarahisar'ın Merkez ilçesine bağlı Gebeceler Belde Belediye Başkanı İsa Atay, evli bir kadınla ilişki yaşadığı yönündeki iddiaların ardından istifa etti. AKP'li belediye başkanının, bir süredir beldede yaşayan evli kadınla yasak bir ilişki içinde olduğu ve bu durumun ortaya çıkması üzerine görevinden ayrıldığı öğrenildi. Olay, Gebeceler'de ve siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
İddialar ve istifa süreci
İddialara göre, İsa Atay'ın yaklaşık bir yıldır beldede yaşayan evli bir kadınla gizli bir ilişkisi vardı. Kadının eşi, durumu fark edince sosyal medya üzerinden bazı paylaşımlar yaptı ve ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu. Olayın duyulması üzerine Atay, partisi tarafından da uyarıldı. AKP'nin ilçe teşkilatı, konuyu merkeze bildirdi. Başkan Atay, artan baskılar ve partisinden gelen istifa talebi üzerine 5 Mart 2025 tarihinde görevinden ayrıldığını açıkladı. Atay, yaptığı yazılı açıklamada, “Özel hayatımla ilgili asılsız iddialar nedeniyle belediye başkanlığı görevimden istifa etme kararı aldım. Yargı sürecine saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Siyasi kulislerdeki yankılar
İstifa, yerel siyasette önemli bir deprem etkisi yarattı. Gebeceler Beldesi, yaklaşık 5 bin nüfuslu küçük bir yerleşim yeri olmasına rağmen, olayın AKP'nin ahlaki duruşuna gölge düşürdüğü yorumları yapılıyor. Muhalefet partileri, konuyu sert bir dille eleştirirken, AKP'li yetkililer ise “Bu tür kişisel meselelerin partimizle ilgisi yoktur. Gerekli adımlar atılmıştır” şeklinde açıklamalarda bulundu. İstifanın ardından belediye meclisi, yeni başkan seçimi için gündem toplantısı yapacak. Bu olay, Türkiye'de yerel siyasette etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Benzer skandalların geçmişte de yaşandığı hatırlanırken, kamuoyunda siyasetçilerin özel hayatlarına ilişkin daha şeffaf olmaları gerektiği yönünde beklentiler artıyor.
Gebeceler halkı ise ikiye bölünmüş durumda. Bir kısım Atay'ın istifasını doğru bulurken, diğer kısım ise özel hayata müdahale edilmemesi gerektiğini savunuyor. Olayın yargıya taşınması bekleniyor. Savcılık, resen soruşturma başlatmış durumda. Atay hakkında 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi' ve 'zina' suçlamalarıyla dava açılması gündemde. Ancak zina suçunun Türk Ceza Kanunu'nda yaptırımı bulunmuyor; bu nedenle daha çok kadının eşinin açacağı tazminat davaları önem kazanıyor.
Sonuç olarak, Afyonkarahisar'daki bu skandal, siyasetin sadece kamu hizmeti değil, aynı zamanda bir güven ilişkisi olduğunu hatırlatıyor. Seçmen, temsilcilerinden dürüstlük ve etik beklerken, bu tür olayların siyasi partilerin imajına vereceği zarar uzun vadede telafisi güç sonuçlar doğurabilir.