AKP'nin 26-28 Haziran tarihlerinde Sapanca'da düzenlediği kamp, parti içinde uzun süredir biriken rahatsızlıkların su yüzüne çıkmasına sahne oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı kampta, çok sayıda milletvekili ve bakan yer aldı. Ancak kampta yaşananlar, beklenenin aksine birleştirici değil, ayrıştırıcı oldu. Edinilen bilgilere göre, milletvekilleri Erdoğan'a parti içindeki sorunları ve kendi bölgelerindeki sıkıntıları doğrudan iletti. Şikayetlerin odağında ise teşkilat yapılanması, seçim hazırlıkları ve yerel yönetimlerle yaşanan uyumsuzluklar yer aldı.
Kampın perde arkası: Milletvekilleri neyi dile getirdi?
Kampta yapılan toplantılarda milletvekilleri, özellikle 2024 yerel seçimlerinde alınan sonuçların ardından partide yaşanan moral bozukluğuna dikkat çekti. Bazı milletvekilleri, teşkilatlarda liyakatten uzak atamalar yapıldığını, bunun da parti içi huzursuzluğu artırdığını ifade etti. Ayrıca, ekonomik sıkıntıların sahada seçmene anlatılamadığı ve bu durumun oy kaybına yol açtığı belirtildi. Erdoğan'ın bu eleştirilere genel olarak 'sabır' ve 'birlik' mesajıyla karşılık verdiği, ancak somut bir çözüm vaat etmediği öğrenildi.
Erdoğan'ın mesajları ve beklentiler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampın kapanış konuşmasında partinin önümüzdeki dönemde 'büyük bir atılım' yapacağını söylese de, milletvekillerinin beklentilerini tam olarak karşılamadı. Özellikle genel merkez ile yerel teşkilatlar arasındaki iletişim kopukluğu, kamp boyunca en çok tartışılan konulardan biriydi. Bir milletvekili, 'Ankara'dan gelen talimatlar bazen sahada karşılık bulmuyor. Bu uyumsuzluğu Erdoğan'a bizzat anlattık' dedi.
Kampın bir diğer önemli gündemi ise ittifak stratejileriydi. MHP ile ilişkilerin yanı sıra, yeni ittifak olasılıkları da masaya yatırıldı. Ancak kaynaklar, bu konuda da net bir karar alınmadığını belirtti.
AKP'nin önümüzdeki aylarda parti içi reform paketi açıklaması bekleniyor. Ancak Sapanca kampı, partideki kırılmaların derinleştiğini ve Erdoğan'ın tüm tarafları memnun edecek bir denge kurmakta zorlandığını gösteriyor. Bağımsız gözlemciler, bu tür kapalı kamp toplantılarının parti içi sorunları çözmekten ziyade, geçici bir rahatlama sağladığını, asıl çözümün yapısal reformlardan geçtiğini vurguluyor.