Ataşehir Belediyesi'nde yaşanan tutuklama krizinin ardından siyasi partilerin seçim kararı netleşti. Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve yerine seçilen Başkanvekili Murat Güneş'in tutuklanması sonrası CHP ve YENİ Parti, yapılacak belediye başkanlığı seçimine katılmama kararı aldı. Bu gelişmeyle birlikte AKP, Ataşehir'de tek başına seçime girecek. İstanbul'un en kalabalık ilçelerinden biri olan Ataşehir'de yerel yönetim krizi derinleşirken, muhalefetin çekilme kararı seçimin meşruiyeti tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Tutuklamalar süreci başlattı
Olaylar, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in görevden uzaklaştırılıp tutuklanmasıyla başladı. Adıgüzel'in yerine belediye meclisi tarafından seçilen Başkanvekili Murat Güneş de kısa süre sonra tutuklandı. Bu gelişmeler üzerine Ataşehir Belediyesi'nde başkanlık koltuğu boş kaldı. Yasal süreç çerçevesinde yeni bir seçim yapılması gerektiği açıklandı. Ancak seçim takvimi henüz resmi olarak ilan edilmedi.
Edinilen bilgilere göre, CHP ve YENİ Parti yöneticileri, tutuklamaların siyasi baskı amacı taşıdığını öne sürerek seçime katılmayacaklarını duyurdu. Parti sözcüleri, "Adil olmayan koşullarda yapılacak bir seçimin meşruiyeti yoktur" açıklamasında bulundu. Böylece AKP, Ataşehir'de rakipsiz kalarak tek başına seçime gidecek.
Muhalefetten ortak tepki
CHP ve YENİ Parti'nin çekilme kararı, yerel siyasette deprem etkisi yarattı. İki parti de yaptıkları yazılı açıklamalarda, tutuklamaların hukuki değil siyasi olduğunu savundu. CHP İstanbul İl Başkanlığı, "Ataşehir halkının iradesine ipotek konulmuştur. Bu şartlarda seçime girmek, bu hukuksuzluğu meşrulaştırmak olur" ifadelerini kullandı. YENİ Parti ise "Demokratik rekabet ortamı yok edilmiştir. Tek adaylı bir seçim, seçim değildir" değerlendirmesini yaptı.
Öte yandan AKP cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak parti yetkililerinin seçime hazırlandığı ve aday belirleme sürecini başlattığı öğrenildi. Ataşehir'de AKP'nin güçlü bir teşkilat yapısına sahip olduğu biliniyor. Muhalefetin çekilmesi, AKP'nin ilçede daha rahat hareket etmesine olanak tanıyacak.
Seçim takvimi ve olası senaryolar
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) henüz Ataşehir için özel bir seçim takvimi açıklamadı. Belediye Kanunu'na göre, başkanlığın herhangi bir nedenle boşalması halinde, kalan süre iki yıldan fazla ise seçim yapılması gerekiyor. Mevcut durumda boşalan görev için önümüzdeki aylarda seçim yapılması bekleniyor. Ancak muhalefetin çekilmesi, seçimin rekabetçi yapısını ortadan kaldırdı.
Siyaset bilimciler, bu gelişmeyi yerel demokrasi açısından endişe verici buluyor. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kaya, "Tek adaylı seçim, seçmenin tercih hakkını ortadan kaldırır. Bu durum, yerel yönetimlerin meşruiyetini zedeler" dedi. Kaya, muhalefetin seçimi boykot etmesinin ise farklı bir strateji olduğunu, ancak bunun da temsil krizini derinleştirebileceğini sözlerine ekledi.
Ataşehir'de son durum
Ataşehir, İstanbul'un Anadolu yakasında yaklaşık 400 bin nüfuslu bir ilçe. 2019 yerel seçimlerinde CHP'nin kazandığı ilçede, son seçimlerde de muhalefet güçlüydü. Ancak yaşanan tutuklamalar ve ardından gelen çekilme kararları, ilçedeki siyasi dengeyi değiştirdi. Belediye binası önünde zaman zaman protesto gösterileri düzenleniyor. Polis, belediye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alıyor.
Yerel halk ise gelişmeleri endişeyle takip ediyor. Ataşehir sakinlerinden 45 yaşındaki Serkan Demir, "Oy verdiğimiz başkan tutuklandı, yerine seçilen de tutuklandı. Şimdi tek başına seçim yapılacak deniyor. Bu ne demek? Bizim irademiz ne olacak?" diye konuştu. Bir başka vatandaş ise "Muhalefetin çekilmesi doğru mu bilmiyorum ama seçime girmemeleri bizi temsil etmiyor" dedi.
Bağlam: Türkiye'de yerel yönetimler ve tutuklamalar
Son yıllarda Türkiye'de yerel yönetimlerde seçilmiş başkanların görevden alınması ve tutuklanması sıkça gündeme geliyor. Özellikle 2016 sonrası dönemde, birçok belediye başkanı terörle ilişkilendirilerek görevden uzaklaştırıldı ve yerlerine kayyum atandı. Bu uygulamalar, muhalefet ve uluslararası kuruluşlar tarafından sıklıkla eleştirildi. Ataşehir'deki son gelişme, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Anayasa'nın 127. maddesine göre, yerel yönetimler seçimle iş başına gelir. Ancak olağanüstü hallerde görevden alma mümkün. Uzmanlar, tutuklamaların keyfi olduğu iddialarının yargı bağımsızlığı tartışmalarını derinleştirdiğini belirtiyor. CHP ve YENİ Parti'nin seçimi boykot etmesi, bu tartışmalara yeni bir boyut ekledi.
Önümüzdeki günlerde YSK'nın seçim takvimini açıklaması ve AKP'nin adayını belirlemesi bekleniyor. Ataşehir'de tek adaylı seçim, sandık başında düşük katılım ve protesto oylarına sahne olabilir. Muhalefetin seçimi boykot etmesi, seçmenin sandığa gitmemesiyle sonuçlanırsa, seçimin temsil gücü daha da sorgulanacak. Gelişmeler, Türkiye'de yerel demokrasinin geleceği açısından yakından izleniyor.