Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdür Vekili Salih Sarı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) yerlileştirme hacminin bugün itibarıyla 12 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Sarı, projede 300'den fazla yerli firmanın inşaat, malzeme ve ekipman tedariki ile test, sertifikasyon ve mühendislik hizmetleri sağladığını belirtti. Bu rakam, Türkiye'nin nükleer enerji alanında yerli üretim kabiliyetinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
Yerli tedarikçilerin katkısı artıyor
Akkuyu NGS, toplam 4 üniteden oluşuyor ve her biri 1200 megavat kapasiteye sahip. Santralin tamamlanmasıyla yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi bekleniyor. Projenin toplam maliyetinin yaklaşık 20 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Yerlileştirme oranı, özellikle ikinci ve üçüncü ünitelerde daha da artacak. Türk şirketleri, reaktör basınç kapları gibi kritik ekipmanların dışındaki birçok bileşeni tedarik ediyor. Salih Sarı, yerli firmaların yanı sıra uluslararası şirketlerle ortaklıkların da sürdüğünü ifade etti.
Stratejik önemi ve ekonomik etkiler
Akkuyu NGS, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir role sahip. Santral devreye girdiğinde ülkenin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu karşılaması öngörülüyor. Ayrıca, proje sayesinde binlerce kişiye istihdam sağlanıyor. Yerlileştirme çalışmaları, Türk sanayisinin nükleer teknoloji alanında teknik bilgi birikimini artırmasına da katkıda bulunuyor. İlk ünitenin 2025 yılında faaliyete geçmesi planlanırken, tüm ünitelerin 2028'de tamamlanması hedefleniyor. Bu kapsamda, yerli firmaların projedeki payı 15 milyar dolara kadar çıkabilir.
Gelecekteki nükleer projeler için model oluşturuyor
Akkuyu'daki yerlileştirme başarısı, Türkiye'nin planladığı Sinop ve İğneada gibi diğer nükleer santral projeleri için de örnek teşkil ediyor. Hükümet, nükleer enerjide yerli katkıyı artırmak amacıyla Nükleer Sanayi Kümelenmesi'ni destekliyor. Salih Sarı, "Hedefimiz, sadece inşaatta değil, işletme ve bakım aşamalarında da Türk firmalarının daha fazla rol alması. Bu sayede hem döviz tasarrufu sağlanacak hem de teknoloji transferi hızlanacak" diye konuştu. Uzmanlar, yerlileştirme hacminin artmasının Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Öte yandan, projenin zamanında tamamlanması ve maliyetlerin kontrol altında tutulması da dikkatle izleniyor. Akkuyu NGS, sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda Türk sanayisinin küresel ölçekte rekabet gücünü artıran bir stratejik hamle olarak değerlendiriliyor.