Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşine yönelik eylem hazırlığında oldukları iddiasıyla gözaltına alınan U.Y. ve Y.C., nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Başsavcılığın tutuklamaya sevk yazısında yer alan bilgilere göre Gürlek'e yönelik ses getiren bir eylem yapılacağına ilişkin CİMER başvurusu üzerine soruşturma başlatıldı.
Gözaltı ve tutuklama süreci
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşine yönelik eylem hazırlığı yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti. CİMER’e yapılan başvuruda, Gürlek ailesine karşı “ses getirecek” bir eylem planlandığı belirtilmişti. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında U.Y. ve Y.C. isimli iki şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, nöbetçi sulh ceza hâkimliğince “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından tutuklandı. Tutuklama kararında, şüphelilerin eylem hazırlığı içinde olduklarına dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu vurgulandı.
Soruşturma detayları
Başsavcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, soruşturma derinleştiriliyor. Şüphelilerin dijital materyalleri inceleniyor, olası bağlantıları araştırılıyor. İddialara göre planlanan eylem, Bakan Gürlek’in eşine yönelik bir saldırıyı içeriyordu. CİMER başvurusunda, eylemin kamuoyunda büyük yankı uyandırmasının hedeflendiği belirtilmişti. Soruşturma kapsamında başka şüphelilerin de olabileceği değerlendiriliyor.
Adli kontrol talebi reddedildi
Gözaltına alınan U.Y. ve Y.C., savcılık ifadelerinde suçlamaları reddetti. Ancak mahkeme, adli kontrol taleplerini kabul etmeyerek tutuklama kararı verdi. Kararda, şüphelilerin kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali olduğu gerekçe gösterildi. Tutuklama, Ankara ve İstanbul’da güvenlik önlemlerini artırdı. Özellikle adliye çevrelerinde, üst düzey isimlere yönelik tehditlerin ciddiye alındığı belirtiliyor.
Siyasi bağlam ve değerlendirme
Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak özellikle terör ve organize suçlarla mücadelede etkin rol oynamış bir isim. Eşine yönelik bu tehdit, bakanın görevi nedeniyle hedef haline gelmiş olabileceğini düşündürüyor. Türkiye’de son yıllarda siyasi figürlere ve ailelerine yönelik tehditler artarken, güvenlik birimleri bu tür ihbarları hassasiyetle ele alıyor. Uzmanlar, bu tür eylem planlarının kamu düzenini bozma amacı taşıdığını ve hukuk devleti ilkesine darbe vurmayı hedeflediğini belirtiyor. Soruşturmanın selameti açısından adli mercilerin titiz davranması bekleniyor.