Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu, akciğer kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak, erken evrede yakalanan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 90'ın üzerine çıkabildiğini söyledi. Eroğlu, "Kanser öldürmüyor, geç teşhis öldürüyor" diyerek uyarıda bulundu. Sigara kullanımı ve uzun süren öksürük gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor.
Erken Teşhisin Önemi
Prof. Dr. Atilla Eroğlu, akciğer kanserinin dünya genelinde en yaygın ve en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu hatırlatarak, erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade etti. "Akciğer kanseri, erken evrede tespit edildiğinde cerrahi müdahale ile tamamen tedavi edilebilir. Ancak ne yazık ki hastaların büyük bir kısmı, belirtiler ortaya çıktığında hastalık ileri evreye gelmiş oluyor" dedi. Eroğlu, erken teşhis edilen vakalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 90'ın üzerine çıkabildiğini, ileri evrede ise bu oranın yüzde 10'un altına düştüğünü belirtti.
Akciğer kanserinin en önemli risk faktörünün sigara olduğunu vurgulayan Eroğlu, sigara içen kişilerin yıllık düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) taraması yaptırmasını önerdi. "Sigara içen veya geçmişte içmiş olan 50 yaş üstü bireylerin, herhangi bir şikayeti olmasa bile yılda bir kez akciğer tomografisi çektirmesi hayat kurtarır" diye konuştu.
Belirtilere Dikkat
Uzmanlar, akciğer kanserinin sinsi bir hastalık olduğunu ve belirtilerinin çoğu zaman geç ortaya çıktığını belirtiyor. Uzun süreli öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı ve kilo kaybı gibi şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Eroğlu, "Özellikle 2-3 haftadan uzun süren öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalı" dedi.
Türkiye'de akciğer kanseri görülme sıklığının erkeklerde kadınlara göre daha yüksek olduğunu ancak son yıllarda kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla bu farkın kapandığını belirten Eroğlu, "Kadınlarda akciğer kanseri insidansı hızla artıyor. Sigara ile mücadele, akciğer kanserini önlemede en etkili yöntem" ifadelerini kullandı.
Tarama Programları ve Farkındalık
Sağlık Bakanlığı'nın akciğer kanseri tarama programları hakkında bilgi veren Eroğlu, aile hekimliklerinde risk değerlendirmesi yapıldığını ve yüksek riskli bireylerin tarama programlarına yönlendirildiğini söyledi. Ancak toplumda farkındalığın yeterli düzeyde olmadığını belirten Eroğlu, "İnsanlarımız ne yazık ki 'bana bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket ediyor. Oysa erken teşhis, akciğer kanserinde yaşam süresini ve yaşam kalitesini dramatik şekilde artırıyor" dedi.
Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını hatırlatan Eroğlu, erken evrede cerrahi ile tam iyileşme sağlanabildiğini, ileri evrede ise bu tedavilerin ömrü uzattığını ve semptomları hafiflettiğini sözlerine ekledi.
Haber kaynağına göre, Prof. Dr. Atilla Eroğlu'nun açıklamaları, akciğer kanseriyle mücadelede erken teşhisin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanlar, sigara kullanımının bırakılması, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra, risk grubundaki kişilerin tarama programlarına katılmasının hayat kurtarabileceğini belirtiyor.
Değerlendirme
Akciğer kanseri, dünya genelinde kanser ölümlerinin başında geliyor. Türkiye'de de benzer bir tablo söz konusu. Erken teşhis oranlarının artırılması için toplumsal farkındalık kampanyalarının yaygınlaştırılması ve tarama programlarına erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Eroğlu'nun "Kanser öldürmüyor, geç teşhis öldürüyor" sözü, bu konuda ne kadar ciddi bir halk sağlığı sorunuyla karşı karşıya olduğumuzu özetliyor. Sigara ile mücadele ve erken tarama, akciğer kanserinden kaynaklanan ölümleri azaltmanın en etkili yolları olarak öne çıkıyor.