Muğla Milas'ta Akbelen Ormanı'nda termik santrallara kömür sağlanması amacıyla 200 parsele yönelik acele kamulaştırma kararına karşı açılan 96 dava bugün Danıştay 6. Dairesi'nde görülecek. Danıştay daha önce yürütmeyi durdurma kararında, enerji arzı ve ekonomik gerekçelerin olağan kamulaştırmayı açıklayabileceğini ancak acele kamulaştırma için yeterli olmadığını belirtmişti. Yurttaşlar ise 'Burada kamu yararı yok' diyerek adalet istiyor.
Davanın Geçmişi ve Hukuki Süreç
Akbelen Ormanı, Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan ve bölgedeki termik santrallere kömür sağlamak amacıyla kamulaştırılmak istenen bir ormanlık alan. 200 parsele yönelik acele kamulaştırma kararı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alınmıştı. Bu karara karşı bölge halkı, çevre örgütleri ve avukatlar tarafından 96 ayrı dava açıldı. Davaların tamamı bugün Danıştay 6. Dairesi'nde görülecek. Danıştay, daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararında, enerji arzı ve ekonomik gerekçelerin olağan kamulaştırmayı açıklayabileceğini, ancak acele kamulaştırma için bu gerekçelerin yeterli olmadığını ifade etmişti. Bu karar, acele kamulaştırmanın hukuka aykırı olabileceğine dair önemli bir emsal teşkil ediyor.
Akbelen Ormanı'nda yıllardır süren mücadele, bölge halkının ve çevre aktivistlerinin direnişiyle gündemde. Ormanın kesilmesi ve kömür çıkarılması planlarına karşı yapılan eylemler, zaman zaman güvenlik güçleriyle çatışmalara sahne oldu. Bölge halkı, ormanın kendileri için yaşamsal önem taşıdığını, zeytinliklerinin ve tarım arazilerinin yok olacağını belirtiyor. Ayrıca, termik santrallerin çevreye verdiği zararlar ve iklim kriziyle mücadele kapsamında kömür kullanımının azaltılması gerektiği vurgulanıyor.
Yurttaşların Talepleri ve Kamu Yararı Tartışması
Dava sürecinde yurttaşlar, acele kamulaştırmanın kamu yararına olmadığını savunuyor. Avukatlar, acele kamulaştırmanın sadece olağanüstü durumlarda başvurulabilecek bir yöntem olduğunu, enerji arzı gibi gerekçelerin acele kamulaştırma için yeterli olmadığını belirtiyor. Danıştay'ın daha önceki yürütmeyi durdurma kararı da bu görüşü destekler nitelikte. Kararda, 'enerji arzı ve ekonomik gerekçelerin olağan kamulaştırmayı açıklayabileceği ancak acele kamulaştırma için yeterli olmadığı' ifade edilmişti. Bu durum, davacıların haklılığını güçlendiriyor.
Bugünkü duruşma, Akbelen Ormanı'nın geleceği açısından kritik bir önem taşıyor. Danıştay 6. Dairesi, 96 davayı birleştirerek karara bağlayabilir. Eğer mahkeme, acele kamulaştırma kararını iptal ederse, ormanın kesilmesinin önüne geçilebilir. Aksi halde, bölgede kömür madenciliği faaliyetleri hız kazanabilir. Kararın, Türkiye'de çevre hukuku ve kamu yararı açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.
Arka Plan: Akbelen Mücadelesi ve İklim Krizi
Akbelen Ormanı, Türkiye'nin son yıllarda en çok konuşulan çevre mücadelelerinden birine sahne oldu. 2021 yılında başlayan direniş, ormanın termik santral için kesilmesine karşı çıkan köylüler, çevre aktivistleri ve siyasi partilerin desteğiyle büyüdü. Bölgede yapılan eylemlerde zaman zaman arbede yaşandı, gözaltılar oldu. Akbelen, sadece bir orman değil, aynı zamanda iklim kriziyle mücadelede sembol bir alan haline geldi. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'nı imzalaması ve kömürden çıkış politikaları tartışılırken, Akbelen gibi projelerin geleceği belirsizliğini koruyor.
Danıştay'ın vereceği karar, sadece Akbelen için değil, ülke genelindeki benzer kamulaştırma davaları için de belirleyici olacak. Çevre örgütleri, kararın kamu yararı ve çevre koruma ilkeleri doğrultusunda çıkmasını umut ediyor. Bugünkü duruşma, saat 10:00'da Danıştay'da başlayacak. Duruşmaya, bölge halkı, avukatlar ve çevre aktivistlerinin katılması bekleniyor. Kararın gün içinde açıklanması öngörülüyor.
Akbelen Ormanı davası, Türkiye'de çevre hakkı ve kamu yararı arasındaki dengeyi yeniden tanımlayabilir. Yurttaşların 'Burada kamu yararı yok' söylemi, aslında daha geniş bir talebi dile getiriyor: Doğanın ve yerel halkın haklarının, ekonomik çıkarlardan üstün tutulması. Danıştay'ın vereceği karar, bu talebin hukuki karşılığını gösterecek.