NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen geniş çaplı operasyonlarda gözaltına alınan akademisyen Sibel Özbudun ile yazar Temel Demirer, adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen Özbudun ve Demirer hakkında, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verildi.
Gözaltı süreci
Sibel Özbudun ve Temel Demirer, 11-12 Temmuz’da İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesinde, polis tarafından düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınmıştı. Gözaltı gerekçesi olarak, “örgüt propagandası yapmak” ve “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılmak” suçlamaları öne sürülmüştü. İkilinin avukatları, müvekkillerinin herhangi bir suça karışmadığını, ifade özgürlüğü kapsamında yaptıkları açıklamalar nedeniyle hedef alındıklarını belirtti.
Adli kontrol kararı
Mahkeme, Özbudun ve Demirer’in tutuklanması talebini reddederek, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Bu karar, sanıkların yurt dışına çıkmasını engellerken, yargılama sürecinde Türkiye’de kalmalarını zorunlu kılıyor. Avukatlar, kararı “olumlu” olarak değerlendirirken, müvekkillerinin masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğini vurguladı.
Tepkiler ve bağlam
Serbest bırakılma kararı, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), yaptığı açıklamada, “Gözaltıların hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Adli kontrol kararı, keyfi gözaltıların bir sonucudur” ifadelerini kullandı. Öte yandan, Özbudun ve Demirer’in yargılanması süreci devam ediyor. Akademisyen ve yazarların destekçileri, adli kontrol tedbirinin kaldırılması için kampanya başlattı. Olay, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri bağlamında tartışmalara yol açtı. NATO Zirvesi sırasında yaşanan benzer gözaltılar, uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekmişti.
Bu gelişme, Türkiye’deki siyasi atmosferde önemli bir yer tutarken, yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu. Özellikle akademik ve yazın dünyasında sıkça gündeme gelen ifade özgürlüğü tartışmaları, Özbudun ve Demirer vakasıyla yeniden alevlendi. Kamuoyu, bu davayı hukukun üstünlüğünün bir sınavı olarak görüyor.