Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından başlatılan Ortak Yüksek Lisans ve Doktora Programları Projesi (ORTAK), Türkiye genelindeki üniversiteler arasında iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında, farklı üniversitelerin lisansüstü programları ortaklaşa yürütülecek ve öğrenciler, birden fazla kurumun akademik kaynaklarından yararlanabilecek. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, projenin detaylarını 15 Mayıs 2025 tarihinde Ankara'da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna duyurdu. Özvar, "ORTAK projesiyle üniversitelerimiz arasındaki duvarları kaldırıyor, bilgi ve tecrübe paylaşımını en üst düzeye çıkarıyoruz" dedi.
Projenin Kapsamı ve Hedefleri
ORTAK projesi, ilk etapta 20 üniversitenin katılımıyla pilot olarak uygulanacak. Bu üniversiteler arasında İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ, İTÜ, Ege Üniversitesi gibi köklü kurumların yanı sıra Anadolu'daki çeşitli üniversiteler de yer alıyor. Proje kapsamında, ortak yüksek lisans ve doktora programları açılacak; öğrenciler, bir üniversitede kayıtlı olup derslerinin bir kısmını diğer ortak üniversitelerden alabilecek. Ayrıca, ortak tez danışmanlığı ve çift diploma imkânı da sunulacak.
YÖK Başkanı Özvar, projenin temel hedeflerini şöyle sıraladı:
- Üniversiteler arası kaynak paylaşımını artırmak
- Lisansüstü eğitimde kaliteyi yükseltmek
- Disiplinler arası çalışmaları teşvik etmek
- Uluslararası rekabet gücünü artırmak
- Öğrenci hareketliliğini kolaylaştırmak
Proje, aynı zamanda araştırma üniversiteleri ile diğer üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi de hedefliyor. Özellikle teknoloji, sağlık, mühendislik ve sosyal bilimler alanlarında ortak projeler geliştirilecek.
Akademisyenlerden ve Öğrencilerden İlk Tepkiler
ORTAK projesi, akademi camiasında geniş yankı uyandırdı. Birçok akademisyen, projenin üniversiteler arası rekabeti artıracağını ve kaliteyi yükselteceğini belirtiyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Demir, "Bu proje, özellikle doktora öğrencileri için büyük bir fırsat. Farklı üniversitelerdeki hocalardan ders almak, araştırma olanaklarından yararlanmak çok değerli" dedi. Öğrenciler ise projenin uygulanmasında bazı zorluklar olabileceğini dile getiriyor. Ankara Üniversitesi'nde yüksek lisans yapan Elif Kaya, "Derslerin farklı kampüslerde olması ulaşım açısından zorlayıcı olabilir. Ama yine de bu tür bir iş birliğini destekliyorum" ifadelerini kullandı.
Projenin hayata geçirilmesi için YÖK, üniversitelere gerekli yasal düzenlemeleri yapma yetkisi verdi. Ayrıca, ortak programlarda görev alacak akademisyenlerin ek ders ücretleri ve idari süreçler konusunda kolaylıklar sağlanacak. YÖK, projenin ilk yılının değerlendirilmesinin ardından 2026 yılında tüm üniversitelere yaygınlaştırılmasını planlıyor.
Arka Plan: Neden Şimdi?
Türkiye'de yükseköğretim sistemi son yıllarda hızlı bir büyüme gösterdi. 2025 itibarıyla ülkedeki üniversite sayısı 208'e ulaştı ve yükseköğretim öğrenci sayısı 8 milyonu aştı. Ancak bu niceliksel artış, beraberinde kalite ve kaynak dağılımı sorunlarını da getirdi. Özellikle yeni kurulan üniversiteler, akademik kadro ve altyapı eksiklikleriyle mücadele ediyor. ORTAK projesi, bu sorunlara çözüm olarak, köklü üniversitelerin deneyimlerinden yararlanmayı ve kaynakları verimli kullanmayı öngörüyor.
Ayrıca, küresel ölçekte yükseköğretimde iş birliği trendi giderek güçleniyor. Avrupa'da Erasmus Mundus, ABD'de ise çeşitli konsorsiyumlar aracılığıyla ortak programlar yaygınlaşıyor. Türkiye'nin de bu trende uyum sağlaması, uluslararası öğrenci ve akademisyen çekme açısından önem taşıyor. YÖK, ORTAK projesiyle Türkiye'yi bölgesel bir eğitim merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.
Projenin finansmanı konusunda ise henüz net bir bütçe açıklanmadı. YÖK yetkilileri, projenin başlangıçta mevcut kaynaklarla yürütüleceğini, ilerleyen dönemde ek bütçe ve uluslararası fon arayışına girileceğini belirtti. Ayrıca, özel sektörle iş birliği yapılarak sanayi odaklı ortak programlar da geliştirilecek.
ORTAK projesi, Türkiye'de yükseköğretimde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak başarısı, üniversitelerin projeye ne kadar sahip çıkacağına ve koordinasyonun etkin bir şekilde sağlanmasına bağlı. Eğer iyi uygulanırsa, bu proje sadece akademik kaliteyi artırmakla kalmayacak, aynı zamanda üniversiteler arası rekabeti de olumlu yönde tetikleyecek. Önümüzdeki yıllarda, benzer iş birliği modellerinin diğer eğitim kademelerinde de yaygınlaşması sürpriz olmayacak.