GENAR Araştırma Şirketi'nin Ekim 2026 Türkiye Raporu'na göre, AK Parti seçmeninin büyük bir kısmı partisinin politikalarından memnun olmasa da partisini terk etme eğiliminde değil. Raporda AK Parti'nin oy oranı %33,7 olarak ölçülürken, yeni kurulan bir partinin %23,3 ile ikinci sırada yer alması dikkat çekiyor. Anket, fon krizinin ardından kamuoyunun siyasi tercihlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
Araştırmanın Çarpıcı Sonuçları
GENAR'ın Ekim 2026 raporuna göre, AK Parti %33,7 oy oranıyla birinci parti konumunu koruyor. Ancak ankete katılan seçmenlerin önemli bir bölümü, partinin bazı uygulamalarından duydukları rahatsızlığı dile getiriyor. Buna rağmen, "Partinizi değiştirir misiniz?" sorusuna verilen yanıtlar, seçmenin büyük ölçüde sadık kaldığını gösteriyor. Yeni Parti ise %23,3 ile ikinci sırada yer alarak siyasi yelpazedeki yerini sağlamlaştırıyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer sonuç ise DEM Parti'nin %9,5 ile üçüncü sırada olması. CHP %7,5, MHP %7,2, İYİ Parti %6,5, Yeniden Refah Partisi %2,9, Zafer Partisi %2,8, Anahtar Parti %2,6, TİP %1,4, Saadet Partisi %0,8, BBP %0,6 ve diğer partiler %1,2 oy oranına sahip. Bu dağılım, seçmen tercihlerinin ne kadar parçalı olduğunu ve yeni partilerin aldığı desteğin boyutunu gözler önüne seriyor.
Seçmenin Zihniyeti: Sadakat mi, Alternatifsizlik mi?
AK Parti seçmeninin "razı olmama" durumu, aslında partinin tabanındaki memnuniyetsizliğin bir yansıması. Ancak bu memnuniyetsizlik, sandığa yansımıyor. Uzmanlar, bunun birkaç nedene bağlı olduğunu belirtiyor: Öncelikle, seçmenin partisine duyduğu duygusal bağ ve liderlik algısı hala güçlü. İkincisi, muhalefetin alternatif bir iktidar vizyonu sunamaması, seçmeni mevcut partisinde tutuyor. Üçüncüsü ise, yeni kurulan partilere karşı duyulan güvensizlik ve "oy bölünmesi" korkusu.
GENAR raporunda, seçmenlere "AK Parti'nin hangi politikalarından memnun değilsiniz?" sorusu da yöneltilmiş. Ekonomik politikalar, eğitim reformları ve bazı sosyal konulardaki tutumlar, memnuniyetsizlik yaratan başlıklar arasında. Ancak aynı seçmenler, "Bu memnuniyetsizliğinize rağmen partinizi değiştirir misiniz?" sorusuna büyük oranda "Hayır" yanıtını vermiş. Bu da AK Parti tabanının kolay kolay başka bir partiye kaymayacağını gösteriyor.
Yeni Parti'nin Yükselişi ve Muhalefetin Durumu
Yeni Parti'nin %23,3'lük oy oranı, siyasi dengeleri değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor. Ancak bu partinin henüz yeni olması ve kadrolarının tam olarak test edilmemiş olması, seçmende tereddüt yaratıyor. Özellikle AK Parti seçmeni nezdinde, yeni partinin "ne vaat ettiği" ve "nasıl bir fark yaratacağı" konusunda net bir algı oluşmuş değil. Muhalefet partileri arasındaki dağınıklık ve ittifak arayışlarındaki belirsizlik, seçmenin "alternatifsizlik" hissini pekiştiriyor.
CHP'nin %7,5 gibi düşük bir oranda kalması, ana muhalefet partisinin tabanını konsolide edemediğini gösteriyor. İYİ Parti'nin %6,5'i, MHP'nin %7,2'si ve diğer partilerin aldığı düşük oranlar, sağ ve merkez sağda ciddi bir oy dağınıklığına işaret ediyor. Bu dağılım, önümüzdeki seçimlerde ittifakların ne kadar kritik olacağını ortaya koyuyor.
Fon Krizi ve Siyasi Yansımaları
Raporda, fon krizinin ardından kamuoyunun en çok merak ettiği sorunun "siyasi istikrar" olduğu belirtiliyor. Ekonomik belirsizlikler, seçmenin mevcut iktidara yönelik eleştirilerini artırsa da, alternatif arayışını henüz somut bir sandalye değişikliğine dönüştürmüş değil. GENAR'ın verileri, seçmenin "protesto oyu" verme eğiliminin düşük olduğunu, daha çok "sonuç odaklı" bir tutum sergilediğini gösteriyor.
Uzmanlar, AK Parti seçmeninin "razı olmama" durumunun, partinin iç dinamiklerini ve gelecekteki politikalarını etkileyebileceğini vurguluyor. Ancak bu memnuniyetsizliğin bir kopuşa dönüşmesi için, muhalefetin daha güçlü ve güven veren bir alternatif sunması gerekiyor. Aksi halde, AK Parti tabanındaki bu "sadakat" devam edecek gibi görünüyor.
Sonuç olarak, GENAR'ın Ekim 2026 raporu, AK Parti seçmeninin partisine karşı eleştirel bir mesafe koyduğunu ancak bu mesafenin henüz bir terk etme noktasına ulaşmadığını ortaya koyuyor. Siyasi partilerin bu verileri dikkate alarak stratejilerini gözden geçirmesi, önümüzdeki dönemde siyasetin seyrini belirleyecek.