AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun barışı savunan tüm ülkelerin politikalarını sabote ettiğini belirterek, uluslararası topluma eleştirilerde bulundu. Netanyahu hükümetinin Gazze'deki insani krizi derinleştiren adımlar atmaya devam ettiğini vurguladı.
Çelik: Netanyahu barışa düşman
Çelik, paylaşımında Netanyahu'nun barışa yönelik her adımı düşman olarak gördüğünü ifade etti. "Bu bir kere daha Netanyahu şebekesinin barışı hayata geçirecek her adımı düşman gördüğünü gösteriyor" diyen Çelik, İsrail yönetiminin bölgede kalıcı bir çözüm istemediğini öne sürdü. Açıklamasında, uluslararası toplumun Gazze'de yaşanan insani felakete karşı daha etkili bir tutum sergilemesi gerektiğini kaydetti.
AK Parti sözcüsü, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin altını çizerek, "Türkiye, mazlum Filistin halkının yanında olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Müslüman dünyasının ve tüm insanlığın Gazze'deki zulme karşı ortak bir duruş sergilemesi çağrısında bulundu.
Netanyahu hükümetine uluslararası tepkiler
Netanyahu yönetiminin Gazze'ye yönelik saldırıları, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere birçok uluslararası kuruluş ve ülke tarafından kınandı. BM, sivil kayıpların önlenmesi ve insani ateşkes sağlanması çağrılarını yineledi. Ancak İsrail, Hamas'ın roket saldırılarını gerekçe göstererek operasyonlarına devam ediyor. İsrail ordusunun son hamleleri, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırma riski taşıyor.
Diplomatik kaynaklar, ateşkes için yürütülen müzakerelerin henüz sonuç vermediğini bildiriyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda süren görüşmelerde, kalıcı bir çözüm bulunamaması halinde çatışmaların daha da yayılabileceği endişesi dile getiriliyor.
Öte yandan, İsrail'in Gazze'ye yönelik kara harekâtı ihtimali de gündemdeki yerini koruyor. Uzmanlar, tam kapsamlı bir kara operasyonunun bölgede benzeri görülmemiş bir insani yıkıma yol açabileceği konusunda uyarıyor. Uluslararası toplumun bu senaryoya karşı caydırıcı önlemler alması gerektiği vurgulanıyor.
Yaşanan son gelişmeler, Filistin-İsrail çatışmasının çözümüne yönelik barış umutlarını zayıflatıyor. İki devletli çözüm vizyonu her geçen gün daha da ufuktan kaybolurken, bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği dile getiriliyor. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler, Filistin devletinin tanınması yönünde adımlar atılmasını savunuyor.