Türkiye, 2002'den bu yana AK Parti iktidarında tarihinin en köklü dönüşümlerinden birine tanıklık etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki parti, bir kez daha "daha yapacak çok işimiz, aşacak çok engelimiz, gerçekleştirecek çok hayalimiz var" mesajıyla yola devam ediyor. 21 yıllık süreçte, altyapıdan sağlığa, savunma sanayinden eğitime kadar birçok alanda atılan adımlar, milletin makus talihini değiştirdi. Bugün Türkiye, dış politikada söz sahibi, ekonomide büyüyen, teknolojide iddialı bir ülke konumunda. Ancak önümüzde daha uzun bir yol, daha büyük hedefler var.
Makus talihin kırılması: 21 yıllık dönüşüm
AK Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidara geldiğinde Türkiye, siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin ve toplumsal huzursuzluğun pençesindeydi. 2001 krizi, milyonlarca insanı işsiz bırakmış, fakirlik had safhaya ulaşmıştı. O dönemde IMF'nin kapısında bekleyen Türkiye, bugün dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında. Kişi başına düşen gelir 3.500 dolardan 10.000 doların üzerine çıktı. Sağlıkta devrim niteliğinde reformlar yapıldı: "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ile hastaneler modernize edildi, ilaçlara erişim kolaylaştı, hekim sayısı arttı. Aile hekimliği sistemi getirildi, her vatandaşın sağlık güvencesi kapsamına alındı. Aynı şekilde eğitimde de büyük atılımlar yaşandı. Derslik sayıları artırıldı, üniversite sayısı 76'dan 200'e çıkarıldı, kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde 90'ların üzerine taşındı. Yükseköğretimdeki öğrenci sayısı 2 milyondan 8 milyona yükseldi.
Ulaştırma ve altyapı alanında da çığır açıldı. Bölünmüş yol uzunluğu 6 bin 100 kilometreden 28 bin kilometreye ulaştı. Hızlı tren ağı kuruldu, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli gibi dev projeler hayata geçirildi. 2002'de sadece 55 kilometre olan otoyol ağı bugün 3 bin 700 kilometreyi buldu. Havalimanı sayısı 26'dan 56'ya çıktı. Milyonlarca yolcuya hizmet veren İstanbul Havalimanı, dünyanın en büyükleri arasında gösteriliyor. Bu yatırımlar, ülkenin dört bir yanını birbirine bağladı, ticareti canlandırdı, refahı artırdı.
Savunma sanayinde bağımsızlık
Türkiye, savunma sanayinde tarihi bir sıçrama yaşadı. 2002'de yüzde 20 olan yerlilik oranı bugün yüzde 80'e yaklaştı. İnsansız hava araçları Bayraktar TB2, Atak helikopterler, Altay tankı, MİLGEM savaş gemileri, güdümlü mühimmatlar... Bu ürünler, sadece Türk ordusunun değil, dünyanın da dikkatini çekti. Sınır ötesinde terörle mücadelede bu araçların katkısı büyük oldu. Ayrıca, Türkiye'nin uzaya ilk astronotunu göndermesi, uydu teknolojisindeki gelişmeler, millî teknoloji hamlesinin en somut göstergeleri. Bu sayede Türkiye, dışa bağımlılığını azalttı, kendi kararlarını verebilen bir ülke haline geldi.
Dış politikada söz sahibi Türkiye
AK Parti döneminde Türkiye'nin dış politikası da değişti. Sadece Batı'ya yönelen bir ülke olmaktan çıkıp, Afrika'dan Asya'ya, Balkanlar'dan Orta Doğu'ya uzanan geniş bir coğrafyada aktif rol oynamaya başladı. Barış Pınarı, Zeytin Dalı gibi harekâtlarla sınır ötesinde güvenlik kemeri oluşturdu. Libya'da, Karabağ'da, Ukrayna krizinde arabuluculuk yaptı. Türkiye, uluslararası arenada saygın ve güvenilir bir ortak olarak anılıyor. Bu, cumhuriyetin 100. yılına yakışır bir vizyon.
Gelecek için ise 2053 vizyonu ortaya kondu. Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmayı amaçlayan bu hedef, genç nüfusun eğitimi, teknolojik atılımlar, yeşil enerji yatırımları gibi alanlarda büyük bir çabayı gerektiriyor. Hedefler büyük, engeller de çok. Ancak bugün artık Türkiye, geçmişteki krizlerinden çıkarmış bir ülke olarak, daha güçlü bir şekilde bu hedeflere odaklanmış durumda.
Eleştiriler, kimi zaman sert tartışmalar da yaşandı. AK Parti iktidarında Türkiye, demokrasi, hukuk ve ifade özgürlüğü gibi konularda zaman zaman zorlu sınavlar verdi. Muhalefet, artan otoriter eğilimlere, basın üzerindeki baskılara, yargı bağımsızlığına müdahaleye dikkat çekti. Seçim sonuçları, toplumun yarısının iktidardan umudunu kestiğini gösteriyor. Ekonomideki enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımındaki bozukluk, özellikle dar gelirli kesimleri olumsuz etkiliyor. Bu sorunların çözülmesi, Türkiye'nin önündeki en büyük meydan okuma.
Sonuç olarak, AK Parti, 21 yılda Türkiye'nin makus talihini kırmak için önemli mücadele verdi. Alt yapıdan sağlığa, savunmadan dış politikaya devrimler yapıldı. Ancak önümüzdeki dönemde bu başarıların kalıcı hale getirilmesi, demokrasinin derinleştirilmesi ve ekonomik adaletin sağlanması kritik önemde. Türkiye, geçmişin başarılarından feyz alarak, geleceğini daha müreffeh ve daha özgür bir ülke olarak inşa etmeli.