İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, dijital platformlardaki içerikler ve LGBT propagandasının gençleri cinsel kimlik karmaşasına sürüklediğini belirterek, bu durumun psikososyal destekle aşılabileceğini söyledi. Karabıyık, cinsiyet değişikliği yaşının 25 sonrasına alınması için yasal düzenleme gerekliliğini vurguladı.
Dijital İçeriklerin Gençler Üzerindeki Etkisi
Karabıyık, yaptığı açıklamada, dijital platformlarda artan LGBT temalı içeriklerin gençlerin cinsel kimlik gelişimini olumsuz etkilediğini ifade etti. Bu içeriklerin gençlerde kafa karışıklığına ve kimlik bunalımına yol açtığını belirten Karabıyık, ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle sosyal medya ve video paylaşım sitelerinde denetimsiz şekilde yayılan içeriklerin, gençlerin ruh sağlığını tehdit ettiğini dile getirdi.
Psikososyal Destek Çağrısı
Karabıyık, cinsel kimlik karmaşası yaşayan gençlere yönelik psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurması ve profesyonel yardım alması gerektiğini belirten Karabıyık, okullarda da rehberlik servislerinin bu konuda donanımlı hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Devletin ilgili kurumlarının, gençleri koruyucu politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Yasal Düzenleme İhtiyacı
Cinsiyet değişikliği yaşının 25 sonrasına alınması için yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirten Karabıyık, mevcut yasaların gençleri korumada yetersiz kaldığını savundu. Bu düzenlemenin, gençlerin henüz ergenlik döneminde alacakları geri dönüşü olmayan kararların önüne geçmek için önemli olduğunu ifade etti. Ayrıca, ailelerin rızası olmadan çocuklarına cinsiyet değişikliği operasyonu yapılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Aile Vakfı'nın Önerileri
İstanbul Aile Vakfı olarak konuya ilişkin bir dizi öneri sunduklarını belirten Karabıyık, şunları sıraladı:
- Dijital platformlarda yaş sınırlaması ve içerik denetimi getirilmesi,
- Okullarda cinsel kimlik konusunda farkındalık eğitimleri verilmesi,
- Ailelere yönelik bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmesi,
- Psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Yasal mevzuatın güncellenerek cinsiyet değişikliği yaşının 25'e çıkarılması.
Karabıyık, bu önerilerin hayata geçirilmesi için siyasi iradeye ve toplumsal desteğe ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Toplumsal ve Hukuki Bağlam
Türkiye'de son yıllarda LGBT hakları ve cinsiyet kimliği konuları, siyasetin ve toplumun gündeminde önemli bir yer tutuyor. Muhafazakar kesimler, özellikle çocukların ve gençlerin korunması gerektiğini savunurken, insan hakları savunucuları ise cinsiyet kimliğinin bireysel bir hak olduğunu ve yasal düzenlemelerin ayrımcılığı önlemesi gerektiğini belirtiyor. İstanbul Aile Vakfı'nın açıklamaları, bu tartışmanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, konunun bilimsel veriler ışığında ve toplumsal uzlaşı ile ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, uluslararası kuruluşlar da cinsiyet değişikliği yaşı konusunda farklı uygulamalara sahip. Bazı ülkelerde ergenlik döneminde hormone tedavisi ve cerrahi müdahaleler belli koşullarla mümkünken, bazı ülkelerde ise 18 yaş altına yasak getirilmiş durumda. Türkiye'de ise mevcut yasalar, 18 yaşını doldurmuş bireylerin cinsiyet değişikliği için mahkeme kararı almasını öngörüyor. Karabıyık'ın önerisi, bu yaşın 25'e çıkarılması yönünde.
İstanbul Aile Vakfı, daha önce de benzer konularda açıklamalar yaparak aile yapısının korunması ve gençlerin ruh sağlığı konularında çalışmalar yürütmüştü. Vakfın bu son açıklaması, önümüzdeki günlerde siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından tartışılması bekleniyor.