Aile Sağlığı Merkezleri'nde (ASM) acil durumlarda kullanılan kardiyak ve anksiyete ilaçlarına erişimde yaşanan tedarik sorunları, hasta güvenliğini ciddi biçimde tehdit ediyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Sibel Uyan, ilaç tedarikinin hekimlerin sorumluluğuna bırakılamayacağını belirterek, sorunun çözümü için sağlık otoritesinin acil adım atması gerektiğini söyledi.
Kardiyak ve Anksiyete İlaçlarında Ciddi Sıkıntı
Edinilen bilgilere göre, ASM'lerde özellikle acil müdahale sırasında ihtiyaç duyulan kardiyak ilaçlar (adrenalin, atropin gibi) ve anksiyete hastalarının kullandığı bazı psikotrop ilaçlarda tedarik zinciri aksamaları yaşanıyor. Bu durum, birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile hekimlerinin acil durumlarda hastaya müdahale kapasitesini kısıtlıyor.
Dr. Sibel Uyan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Aile Sağlığı Merkezleri'nde bulunması zorunlu olan acil ilaçlara erişimde sorun yaşanıyor. Hekimler, hastalarının hayati risk taşıyan durumlarında gerekli ilacı bulamadığında büyük bir çaresizlik içine düşüyor. Bu sorumluluk hekimlere yüklenemez" ifadelerini kullandı.
Hekimler Sorumluluk Altında Eziliyor
Uyan, ilaç tedarik sürecinin Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar tarafından merkezi olarak yönetilmesi gerektiğini vurguladı. "Aile hekimleri, reçete yazmakla ve hastayı yönlendirmekle yükümlüdür. Ancak ilacın temin edilememesi durumunda hekimin elinde alternatif bir çözüm bulunmuyor. Bu durum, hekimlerin mesleki sorumluluğunu aşan bir yük getiriyor" dedi.
TTB Aile Hekimliği Kolu'nun yaptığı derlemelere göre, son dönemde ASM'lerde ilaç stoklarının erimesi ve eczanelerden temin süreçlerinde yaşanan gecikmeler, özellikle kırsal bölgelerde daha da belirgin hale gelmiş durumda. Bazı merkezlerde acil ilaç dolaplarının boş kaldığı, hekimlerin kendi imkanlarıyla ilaç temin etmeye çalıştığı öne sürülüyor.
Hasta Güvenliği Riski Büyüyor
Kardiyak ilaçlar, kalp krizi veya ciddi alerjik reaksiyon gibi acil durumlarda hayat kurtarıcı rol oynuyor. Anksiyete ilaçları ise panik atak geçiren hastaların semptomlarını hafifletmek için kullanılıyor. Bu ilaçlara erişimin kısıtlanması, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hastaların hayati riskini artırıyor.
Konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı'na bağlı yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak daha önce yapılan duyurularda, ilaç tedarik zincirindeki sorunların küresel etkenler ve üretim kapasitesi kaynaklı olduğu belirtilmişti.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Dr. Uyan, sorunun çözümü için şu önerilerde bulundu:
- Aile Sağlığı Merkezleri'nin acil ilaç ihtiyacının merkezi bir sistemle düzenli olarak karşılanması,
- İlaç temin süreçlerinin şeffaf ve izlenebilir hale getirilmesi,
- Hekimlerin tedarik sorumluluğundan muaf tutulması ve bu konuda yasal düzenleme yapılması,
- Özellikle kırsal bölgelerdeki ASM'ler için özel stok takip mekanizmaları geliştirilmesi.
TTB Aile Hekimliği Kolu, konuyu yakından takip edeceğini ve çözüm için Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerde bulunacağını açıkladı.
Arka Plan: Aile Hekimliği Sisteminde İlaç Yönetimi
Türkiye'de aile hekimliği sistemi, 2004 yılında pilot uygulamalarla başlatılmış ve 2010'da tüm ülkeye yaygınlaştırılmıştı. Sistem, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve hastanelerin yükünün azaltılması amacıyla kuruldu. Ancak yıllar içinde ilaç tedariki, özellikle acil ilaçlar konusunda zaman zaman sorunlar yaşandığı biliniyor.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde 8 binden fazla Aile Sağlığı Merkezi faaliyet gösteriyor ve bu merkezlerde görev yapan aile hekimleri, nüfusun yaklaşık yüzde 80'ine birinci basamak sağlık hizmeti sunuyor. Dolayısıyla ASM'lerdeki ilaç tedarik sorunu, geniş bir hasta kitlesini doğrudan etkiliyor.
Uzmanlar, ilaç tedarik krizinin sadece acil ilaçlarla sınırlı olmadığını, kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlarda da zaman zaman kesintiler yaşandığını belirtiyor. Ancak acil ilaçlardaki eksiklik, doğrudan hayati risk oluşturduğu için daha fazla öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Aile Sağlığı Merkezleri'ndeki ilaç tedarik sorunu, hasta güvenliği açısından acil çözüm bekleyen bir kriz olarak duruyor. TTB Aile Hekimliği Kolu'nun açıklamaları, sorunun çözümü için sağlık otoritesine çağrı niteliğinde. Konunun önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığı'nın gündemine gelip gelmeyeceği ve ne tür adımlar atılacağı ise merak konusu.