Türkiye'de aile hekimleri, dijital sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle hastalarla yeterince ilgilenemiyor. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Taner Balbay, hekimlerin teknik işlerle boğuşmak zorunda kaldığını, bu yüzden hastaların kapıda biriktiğini ve tansiyonun yükseldiğini belirtti. Sistemin aile hekimlerini adeta 'istatistik memuruna' dönüştürdüğünü ifade eden Balbay, şiddet olaylarının da arttığına dikkat çekti.
Sistem Aile Hekimini İstatistik Memuruna Dönüştürdü
Aile hekimliği uygulaması, Türkiye'de 2005 yılından bu yana sağlık hizmetlerinin temel taşı olarak kurgulanmıştı. Ancak zaman içinde hekimlere yüklenen idari ve teknik görevler, sağlık hizmetinin önüne geçmeye başladı. AHEF Başkanı Taner Balbay, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Aile hekimleri, kendilerine verilen bilgisayar sistemleri ve yazılımlarla uğraşmaktan hastalarına ayıracak zaman bulamıyor. Her gün karşılarına çıkan teknik arızalar, sistem güncellemeleri, veri girişi gibi işler, hekimin asıl görevi olan hasta bakımını engelliyor."
Balbay, özellikle kırsal bölgelerde internet altyapısının yetersizliği nedeniyle sistemlere erişimin daha da zorlaştığını, bunun da hekimlerin iş yükünü artırdığını dile getirdi. Aile hekimlerinin günde yüzlerce veri girişi yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle ortalama bir hastaya ayırabildikleri sürenin 10 dakikanın altına düştüğünü aktardı.
Hekimler Hastalarla İlgilenmek İstiyor
Hekimlerin teknik sorunlarla uğraşmaktan asıl görevlerini yapamadığını vurgulayan Balbay, "Aile hekimleri, hastalarıyla ilgilenmek, muayene etmek, teşhis koymak, tedavi planlamak istiyor. Ancak mevcut sistem onları sürekli bilgisayar ekranına bağlıyor. Bu tablo, hem hekimlerin mesleki doyumunu düşürüyor hem de hasta-hekim ilişkisini zedeliyor" dedi.
Teknik sorunlar nedeniyle hastaların uzun süre beklediğini ve bunun da öfkeye neden olduğunu belirten Balbay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastalar kapıda birikiyor. Hekim, ekranda bir yazılım hatasıyla uğraşırken hasta sabırsızlanıyor. Bu durum, sözlü tartışmalara hatta fiziksel şiddete varan olaylara zemin hazırlıyor. Biz şiddeti kınıyoruz ancak bu ortamın şiddeti beslediğini de söylemek zorundayız."
Sistemin Düzeltilmesi İçin Çağrı
AHEF, sağlık otoritelerine çağrıda bulunarak aile hekimlerinin sadece sağlık hizmetine odaklanmasını sağlayacak bir sistem değişikliği yapılmasını istedi. Balbay, "Teknik birimlerin güçlendirilmesi, yazılım firmalarının destek vermesi, hekimlere idari personel tahsis edilmesi gibi adımlar atılabilir. Aksi takdirde aile hekimliği uygulaması sağlık hizmeti vermekten çok bürokrasiye dönüşüyor" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, aile hekimliği modelinin başarılı olabilmesi için hekimlerin zamanının büyük bölümünü hastalara ayırması gerektiğini savunuyor. Sağlık Bakanlığı'nın kısa sürede bu sorunlara çözüm üretmesi beklenirken, hekimler ve hastalar yaşanan aksaklıklardan dolayı mağduriyetini sürdürüyor.
Aile hekimliği, toplumun temel sağlık hizmeti ihtiyacını karşılayan en önemli basamak olarak görülüyor. Ancak teknolojik altyapının sağlık hizmetinin önüne geçmesi, bu modelin etkinliğini ciddi şekilde azaltıyor. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için de hekimlerin iş yükünün hafifletilmesi ve hasta-hekim arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerekiyor. Bu konunun, sağlık politikalarının öncelikleri arasına alınması, hem hekimlerin hem de hastaların yararına olacaktır.