Aile ve Gençlik Fonu bünyesinde yürütülen proje, 81 ilde genç çiftlere ve ailelere yönelik destekleriyle dikkat çekiyor. Fon kapsamında evlenecek gençlere faizsiz kredi imkanı sunulurken, çocuk sahibi olan çiftlere de hibe desteği veriliyor. Uygulama, aile kurumunun güçlendirilmesi ve gençlerin ekonomik olarak rahatlatılması amacıyla hayata geçirildi.
Fonun kapsamı ve başvuru şartları
Aile ve Gençlik Fonu, evlilik hazırlığı yapan gençlere 150 bin TL'ye kadar faizsiz kredi sağlıyor. Kredi, 2 yıl geri ödemesiz olarak toplam 4 yıl vadeyle geri ödeniyor. Başvurular, e-Devlet üzerinden veya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri aracılığıyla yapılabiliyor. Başvuru için gençlerin 18-30 yaş aralığında olması ve gelir şartını sağlaması gerekiyor. Ayrıca, çocuk sahibi olan çiftlere doğum başına 5 bin TL hibe desteği veriliyor. Bu destek, ilk iki çocuk için geçerli olup, üçüncü ve sonraki çocuklar için farklı bir teşvik sistemi uygulanıyor.
Projenin sosyal ve ekonomik etkileri
Fonun temel amacı, gençlerin evlilik öncesi maddi kaygılarını azaltmak ve aile kurmalarını teşvik etmek. Aynı zamanda, çocuk sahibi olan ailelere yapılan hibelerle doğurganlık oranının artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, bu tür teşviklerin kısa vadede ailelerin bütçesine katkı sağlasa da uzun vadede sürdürülebilir bir nüfus politikası için kapsamlı sosyal desteklerin gerektiğini belirtiyor. Projenin 81 ilde eşit şekilde uygulanması, bölgesel kalkınma farklılıklarını azaltma potansiyeli taşıyor.
Başvuruların yoğun olduğu iller arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya öne çıkıyor. Yetkililer, fonun bütçesinin yeterli olduğunu ve talebin karşılanabileceğini ifade ediyor. Projenin ilk yılında 200 bin gencin krediden yararlanması bekleniyor. Ayrıca, çocuk hibesi için 500 bin başvuru hedefleniyor.
Fonun kaynağı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı katkılarıyla oluşuyor. Proje kapsamında ayrıca, gençlere evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmeti de veriliyor. Bu eğitimlerde aile içi iletişim, bütçe yönetimi ve kriz çözme gibi konular ele alınıyor.
Bağımsız değerlendirmeler, fonun kısa vadede evlilik ve doğum sayısını artırabileceğini ancak kalıcı etki için istihdam, barınma ve eğitim gibi alanlarda da reformların şart olduğunu vurguluyor. Türkiye'de son yıllarda düşen evlilik ve doğurganlık oranları, bu tür teşvikleri daha da önemli kılıyor.