Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nde 1969 yılında sınıf arkadaşı olduğum Ahmet Telli, şiiriyle olduğu kadar duruşuyla da hafızalara kazındı. O yıllarda DEV-GENÇ'li bir şair olarak tanınan Telli, hem edebi yeteneği hem de siyasi mücadelesiyle dikkat çekiyordu. Onunla aynı sıraları paylaşmak, şiirlerini dinlemek ve bir yoldaş olarak yanında olmak, bugün bile gururla hatırladığım bir deneyim.
DEV-GENÇ Yılları ve Şiir
1960'ların sonu, Türkiye'de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemlerden biriydi. Ahmet Telli, bu hareketin içinde yer alırken aynı zamanda şiirle de ilgileniyordu. Onun şiirleri, dönemin toplumsal çalkantılarını, özgürlük arayışını ve devrimci ruhu yansıtıyordu. Sınıf arkadaşları olarak, Telli'nin okuduğu her şiirde bu duyguları hisseder, onun kaleminden dökülen mısralarla farklı bir dünyaya yolculuk yapardık.
Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Bir Dostluk
Gazi Eğitim Enstitüsü, o dönemde birçok aydının ve sanatçının yetiştiği bir merkezdi. Ahmet Telli de bu okulda, edebiyata ve şiire olan tutkusunu geliştirdi. Onunla birlikte okuma fırsatı bulanlar, sadece şair kimliğine değil, aynı zamanda mücadeleci ruhuna da tanıklık etti. Telli, şiiri yalnızca bir sanat olarak değil, aynı zamanda bir ifade aracı olarak görüyor ve bu yönüyle arkadaşlarına ilham veriyordu.
Bu dostluk, yıllar geçse de unutulmadı. Ahmet Telli'nin şiirleri, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olurken, onunla geçirilen o günler de hafızalardaki tazeliğini koruyor. Bugün, bir kez daha anlıyoruz ki, gerçek bir şairin izleri, sadece yazdıklarıyla değil, yaşadıkları ve birlikte oldukları insanlarla da silinmez.
Bir Şairin Mirası
Ahmet Telli, şiirlerinde yangın yıllarının izlerini taşıyan bir isim. Onun eserleri, sadece bir dönemin tanıklığı değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara bırakılan birer belge niteliğinde. Telli'nin mücadeleci ruhu ve sanatı, bugün hâlâ genç şairlere ve okurlara ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Türk edebiyatında özel bir yeri olan bu şairin, dostları tarafından anılması, onun kişiliğinin ve sanatının ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Bir sınıf arkadaşı olarak, Ahmet Telli'yle aynı yolu yürümek, onunla şiir ve dava üzerine konuşabilmek, hayatın bana sunduğu en değerli armağanlardan biri. Onun yangın yıllarının şairi olarak anılması, yaşadıklarımızın ve hissettiklerimizin bir yansıması. Şiirle büyüyen, şiirle var olan bir kuşağın temsilcisi olarak Telli, Türkiye'nin siyasi ve kültürel tarihinde hak ettiği yeri almıştır.