AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan avukat Ece Güner'in avukatı Kazım Yiğit Akalın, Cumhuriyet TV'de katıldığı programda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akalın, müvekkilinin Haluk Levent ile arasındaki ilişkinin yalnızca borç ilişkisi olduğunu vurgularken, soruşturma dosyasında Ece Güner'den çok daha fazla borç veren kişilerin bulunduğunu ancak bu kişilerin serbest olduğunu söyledi. Bu durumun, soruşturmanın seçici ve orantısız bir şekilde yürütüldüğü yönündeki eleştirileri güçlendirdiği belirtiliyor.
Ece Güner'in ifadesi ve tutuklama süreci
Ece Güner, AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 19 Şubat 2025 tarihinde gözaltına alınmış ve ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Güner'in, dernek kurucusu Haluk Levent'e kişisel olarak borç para verdiğini ve bu borç ilişkisinin ticari bir işlem olduğunu ifade ettiği öğrenildi. Avukatı Akalın, programda yaptığı açıklamada, müvekkilinin ifadesinde bu borç ilişkisini detaylı bir şekilde anlattığını ve hiçbir suç unsuru bulunmadığını savundu.
Akalın, 'Ece hanım, Haluk Levent'e kişisel olarak borç para vermiştir. Bu, sıradan bir borç ilişkisidir. Ancak gözaltı ve tutukluluk sürecinde, dosyada Ece hanımdan çok daha fazla borç veren insanlar olduğu ortaya çıktı. Bu kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmaması, soruşturmanın adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmediğinin açık bir göstergesidir' dedi.
Adil yargılanma hakkı ve hukuki değerlendirme
Kazım Yiğit Akalın, müvekkilinin adil yargılanma hakkına dikkat çekerek, hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yaptı. Soruşturmanın derinleştirildikçe masumiyetin daha da netleşeceğini savunan Akalın, 'Biz hukuki sürecin takipçisiyiz. Ece hanımın masumiyeti ortaya çıkacaktır. Bu süreçte adaletin tecelli etmesi için elimizden geleni yapacağız' ifadelerini kullandı.
Hukuk uzmanları, borç ilişkisinin suç teşkil etmesi için kara para aklama veya terör finansmanı gibi unsurların bulunması gerektiğine işaret ediyor. Aksi halde kişisel borç ilişkilerinin soruşturma konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtiyorlar. Bu bağlamda, Ece Güner'in tutukluluğunun hukuki dayanağının zayıf olduğu yorumları yapılıyor.
Toplumda yankı buldu
Ece Güner'in tutuklanması, özellikle avukatlık mesleğinin itibarı açısından endişe yaratmıştı. Türkiye Barolar Birliği ve birçok sivil toplum kuruluşu, sürecin yakından takip edildiğini ve adli sürecin doğru işlemesi gerektiğini dile getiriyor. Avukatların ifade özgürlüğü ve görevlerini yerine getirme konusundaki endişeleri de gündeme gelmişti.
Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran bu gelişme, birçok kişi tarafından eleştirilirken, adaletin bir an önce sağlanması temennileri paylaşılıyor. Haluk Levent ise daha önce yaptığı açıklamada dernek çalışmalarının şeffaf olduğunu ve tüm işlemlerin yasalara uygun yürütüldüğünü vurgulamıştı.
Bağımsız değerlendirme
AHBAP soruşturmasında yaşanan bu gelişme, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili yürütülen soruşturmaların hukuki çerçevesinin tartışılmasına neden oluyor. Toplumda büyük bir güvenle bağış yapılan yardım derneklerinin, adalet önünde eşit muamele görmesi hukukun temel gereğidir. Bu nedenle, borç verenler arasında ayrım yapılması, kamuoyunda adalet duygusunu zedelerken, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde tamamlanması büyük önem taşıyor. Bu tür süreçlerin, toplumda derinlemesine bir tartışma yaratmadan ve kurumlara olan güveni sarsmadan, hukuki çerçevede çözümlenmesi bekleniyor.