Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında firari olarak aranan Alper Çelik, dün bir noterde gözaltına alınmasının ardından emniyetteki işlemleri tamamlanarak tutuklandı. Çelik'in, derneğin faaliyetleriyle ilgili olarak hakkındaki “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçlamasıyla adliyeye sevk edildiği öğrenildi. Mahkeme, delillerin durumu ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurarak Çelik'in tutuklanmasına karar verdi.
Tutuklama süreci ve iddialar
Alper Çelik, bir süredir Ahbap Derneği ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle soruşturma kapsamında aranıyordu. Dün bir noterlik işlemi sırasında kimlik kontrolü yapan polis ekipleri, Çelik’in firari olduğunu tespit etti ve hemen gözaltına aldı. Emniyet güçleri tarafından sorgulanan Çelik, ifadesinde dernekle ilgili herhangi bir yasa dışı faaliyet içinde olmadığını söyledi. Ancak savcılık, örgütsel bağlantıları olduğu yönündeki iddiaları güçlü delillerle desteklendiği gerekçesiyle tutuklama talebinde bulundu.
Soruşturmanın geçmişi ve kapsamı
Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma, derneğin bazı etkinliklerinin yasa dışı örgüt faaliyetleriyle bağlantılı olduğu iddiasıyla başlatılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, dernek yöneticileri ve üyeleri hakkında ayrı ayrı soruşturma dosyaları oluşturuldu. Bugüne kadar aralarında eski yöneticilerin de bulunduğu çok sayıda kişi ifade verdi, bazıları tutuklandı. Soruşturma, derneğin faaliyet gösterdiği şehirlerde genişletilirken, Alper Çelik’in tutuklanmasıyla dosyadaki şüpheli sayısı arttı.
Derneğin faaliyetleri ve hukuksal süreç
Ahbap Derneği, toplumsal yardım ve kültürel etkinlikler düzenleyen bir sivil toplum kuruluşu olarak biliniyor. Ancak soruşturma dosyasında, derneğin bu etkinlikleri sırasında örgütsel propaganda yaptığı ve bazı üyelerinin örgütle irtibatlı olduğu ileri sürülüyor. Hukuk çevreleri, soruşturmanın ifade özgürlüğü ve dernekleşme hakkını aşıp aşmadığı yönünde tartışmaları sürdürürken, yetkililer hukuki sürecin bağımsız mahkemelerce yürütüldüğünü vurguluyor. Alper Çelik’in tutuklanması, soruşturmanın geldiği hassas noktayı gösteriyor.
Bu gelişme, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına yönelik denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, hukuki sürecin tarafların haklarını ne ölçüde koruyacağı merak konusu. Özellikle ifade özgürlüğü ve dernek özgürlüğü konularında benzer soruşturmalara emsal oluşturabilecek bu dava, kamuoyunda yakından takip edilecek.