Ahbap Derneği adına toplanan deprem bağışlarının usulsüz aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmanın beşinci dalgasında gözaltına alınan 49 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık, şüphelilerden 20'sinin tutuklanmasını, 8'inin ise ev hapsine alınmasını talep etti. Soruşturma, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından toplanan yardımların amacı dışında kullanıldığı iddiaları üzerine genişletilmişti.
Soruşturmanın Kapsamı ve Gözaltı Süreci
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği'nin deprem bölgesine yönelik topladığı bağışların bir kısmının dernek tüzüğüne aykırı şekilde farklı hesaplara aktarıldığı öne sürülüyor. Beşinci dalga operasyonuyla birlikte gözaltına alınan şüpheli sayısı 49'a ulaştı. Şüpheliler arasında dernek yöneticileri, muhasebe görevlileri ve bağış transferlerinde aracılık ettiği belirtilen iş insanları bulunuyor.
Emniyetteki sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılacak. Savcılık, 20 şüpheli için 'nitelikli zimmet' ve 'örgütlü suçlara iştirak' suçlamalarıyla tutuklama, 8 şüpheli için ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şartıyla ev hapsi talep etti. Kalan 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verilmesi isteniyor.
Bağışların İzini Süren Mali İnceleme
Soruşturmanın temelini, 2023 yılında Ahbap Derneği'ne yapılan bağışların banka kayıtları ile dernek muhasebesinin karşılaştırılması oluşturuyor. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporda, belirli aralıklarla dernek hesabından çok sayıda kişiye ve şirkete para transferi yapıldığı, bu transferlerin bir kısmının deprem bölgesiyle ilgisinin bulunmadığı belirtildi. Raporda ayrıca, bağış toplama kampanyalarının bazılarının izinsiz yürütüldüğü ve toplanan paraların dernek tüzüğünde belirtilen amaçlar dışında kullanıldığı iddiaları yer aldı.
Dernek yönetimi, daha önce yaptığı açıklamalarda suçlamaları reddederek tüm bağışların şeffaf şekilde depremzedelere ulaştırıldığını savunmuştu. Ancak soruşturma kapsamında incelenen hesap hareketlerinde, 2023-2024 döneminde toplamda 150 milyon TL'yi aşan usulsüz transfer tespit edildiği öne sürülüyor. Savcılık, bu transferlerin bir kısmının hayali firmalar üzerinden gerçekleştirildiğini ve paranın akabinde farklı sektörlere yönlendirildiğini iddia ediyor.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
Ahbap Derneği, kurulduğu günden bu yana özellikle gençler arasında geniş bir gönüllü ağına sahipti. Deprem döneminde yürüttüğü yardım kampanyalarıyla kamuoyunun büyük bölümünün takdirini kazanmıştı. Ancak soruşturmanın ilk dalgasının Mart 2024'te başlamasıyla derneğin itibarı ciddi biçimde sarsıldı. O tarihten bu yana toplam beş dalga halinde yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan şüpheli sayısı 200'ü aştı; bunlardan 67'si tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Siyasi partiler, soruşturmayı farklı yorumluyor. İktidar partisi sözcüleri, yargının bağımsız şekilde çalıştığını ve hesap verebilirliğin sağlanacağını vurgularken, muhalefet partileri soruşturmanın zamanlamasına dikkat çekerek 'siyasi bir operasyon' iddiasını dile getiriyor. Ahbap Derneği'nin kurucusu Haluk Levent ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Hiçbir usulsüzlüğe göz yummadık, tüm belgelerimiz açık' ifadelerini kullandı. Levent, kendisinin de ifadesine başvurulmak üzere çağrıldığını ancak şu ana kadar gözaltına alınmadığını belirtti.
Yargı Süreci ve Olası Sonuçlar
Hukuk uzmanları, soruşturmanın seyrinin derneklerin bağış toplama ve harcama mekanizmalarına ilişkin yasal düzenlemeleri de gündeme getirebileceğini söylüyor. Mevcut mevzuata göre dernekler, topladıkları bağışları yalnızca tüzüklerinde belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanmak zorunda. İhlal halinde yöneticiler hakkında 'zimmet' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlamalarıyla dava açılabiliyor. Soruşturmanın bu aşamasında savcılığın talebi doğrultusunda tutuklama kararı çıkması halinde, dosya kapsamındaki delillerin mahkemeye taşınması ve yargı sürecinin hızlanması bekleniyor.
Öte yandan, depremzedelere yönelik yardımların akıbeti de ayrı bir tartışma konusu. Bağışların usulsüz kullanıldığı iddiası, deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerinin mağduriyetini artırabileceği endişesini doğuruyor. Uzmanlar, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, yardım kuruluşlarına yönelik güven kaybının telafisi zor olabilir.