Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Ruşen Çakır ve oyuncu Hazal Kaya'nın savcılık beyanları ortaya çıktı. Soruşturma, derneğin bazı faaliyetlerinin yasalara aykırı olduğu iddiasıyla başlatılmış, aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu birçok kişi ifadeye çağrılmıştı.
Hazal Kaya'nın ifadesinde neler var?
Hazal Kaya, savcılıkta verdiği ifadede Ahbap Derneği ile bağlantısının sadece bağış ve gönüllü faaliyetlerle sınırlı olduğunu belirtti. Kaya, derneğin yardım projelerine maddi destek sağladığını, ancak yönetimsel veya operasyonel herhangi bir rol üstlenmediğini söyledi. İfadesinde, "Derneğin yasalara aykırı bir faaliyette bulunduğuna dair bilgim yoktur" ifadelerini kullanan Kaya, soruşturma konusu olaylarla ilgisiz olduğunu vurguladı.
Ruşen Çakır'ın beyanları
Gazeteci Ruşen Çakır ise ifadesinde, dernekle bağlantısını mesleki faaliyetler çerçevesinde değerlendirdi. Çakır, Ahbap Derneği'nin bazı etkinliklerine katıldığını ve bu etkinlikler hakkında haber yaptığını, ancak derneğin iç işleyişine dair ayrıntılı bilgiye sahip olmadığını ifade etti. Savcılığa verdiği beyanda, "Gazetecilik görevim gereği derneğin çalışmalarını takip ettim. Yasadışı olduğunu düşündüğüm bir durumla karşılaşmadım" dedi.
Soruşturmanın arka planı
Ahbap Derneği, 2017 yılında Haluk Levent tarafından kuruldu. Dernek, deprem ve sel gibi afetlerde yardım faaliyetleriyle tanınıyor. Soruşturma, derneğin bazı bağış kampanyalarında usulsüzlük yapıldığı ihbarı üzerine başlatıldı. Haluk Levent daha önce yaptığı açıklamada, derneğin tüm faaliyetlerinin şeffaf olduğunu ve soruşturmaya her türlü desteği vereceklerini belirtmişti.
Soruşturma kapsamında şu ana kadar 20'den fazla kişi ifade verdi. İfadelerin büyük kısmının benzer şekilde dernekle ilişkilerinin yardım amaçlı olduğu yönünde olduğu öğrenildi. Savcılık, ifadeleri değerlendirirken derneğin mali kayıtlarını da inceliyor.
Ahbap Derneği'nin faaliyetleri, özellikle Kahramanmaraş depremleri sonrasında büyük takdir toplamıştı. Ancak bazı kesimler, derneğin siyasi bir yapılanma olduğu iddiasını gündeme getirmişti. Haluk Levent, bu iddiaları reddederek derneğin tamamen insani yardım odaklı olduğunu söylemişti.
Bağımsız hukukçular, Ahbap soruşturmasının Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına yönelik artan baskının bir parçası olduğunu değerlendiriyor. Son yıllarda birçok STK'nın benzer soruşturmalarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun sivil toplum alanını daralttığı görüşünde. Ahbap davasının, sivil toplum-hukuk ilişkisi açısından emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.