İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AHBAP Derneği'ne yönelik yürüttüğü soruşturma, tutuklu yapımcı Aytaç Ağdağ'ın şirketine dernekten aktarıldığı öne sürülen 70 milyon TL'lik para trafiğiyle genişledi. Edinilen bilgilere göre, söz konusu paranın sinema projeleri üzerinden farklı şirketlere dağıtıldığı ve bir kısmının Karadağ'da lüks harcamalarda kullanıldığı iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında Ağdağ'ın mal varlıkları ve banka hareketleri detaylı şekilde inceleniyor.
AHBAP'tan Ağdağ'ın Şirketine Para Akışı İddiası
Soruşturma dosyasına göre, AHBAP Derneği'nin bağış hesaplarından Aytaç Ağdağ'ın sahibi olduğu film yapım şirketine çeşitli tarihlerde toplam 70 milyon TL aktarıldığı tespit edildi. Bu transferlerin dernek tüzüğünde belirtilen amaçlar dışında kullanıldığı öne sürülüyor. Ağdağ'ın tutuklanmasıyla birlikte dernek yönetimine yönelik soruşturma da derinleştirildi. MASAK raporlarında, paranın bir kısmının yurt dışındaki hesaplara transfer edildiği belirtiliyor.
Aytaç Ağdağ, daha önce birçok sinema ve dizi projesinde yapımcı olarak yer almıştı. AHBAP ile bağlantısı ise derneğin bazı etkinliklerine sponsor olması ve ortak projeler geliştirmesiyle biliniyordu. Soruşturma kapsamında Ağdağ'ın şirketinin mali kayıtlarına el konuldu ve bilirkişi incelemesi başlatıldı.
Karadağ'da Lüks Harcamalar ve Şüpheli Transferler
İddialara göre, Ağdağ'ın Karadağ'da bir villa satın aldığı ve lüks araç kiraladığı, bu harcamaların bir kısmını dernekten gelen parayla finanse ettiği öne sürülüyor. Karadağ'daki banka hesapları üzerinden yapılan işlemlerin de soruşturmaya dahil edildiği öğrenildi. Uluslararası para transferlerinin izini sürmek için Karadağ yetkilileriyle temas kurulduğu belirtiliyor.
Öte yandan, Ağdağ'ın ortağı olduğu bazı şirketlerin de aynı dönemde yüklü miktarda kredi kullandığı ve bu kredilerin teminatında AHBAP'a ait gayrimenkullerin gösterildiği iddia edildi. Bu iddialar üzerine dernek yönetimi hakkında da 'görevi kötüye kullanma' ve 'zimmet' suçlamalarıyla soruşturma açıldı.
Dernek Yönetiminden İlk Açıklamalar
AHBAP Derneği, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak iddiaları reddetti ve tüm bağışların şeffaf şekilde kullanıldığını savundu. Açıklamada, "Derneğimiz kurulduğu günden bu yana hesap verebilirlik ilkesiyle hareket etmiştir. Söz konusu iddialar asılsızdır ve hukuki süreç sonunda gerçekler ortaya çıkacaktır" ifadelerine yer verildi. Ancak soruşturma dosyasındaki belgeler, dernek yönetiminin bazı harcamaları belgelendiremediğini gösteriyor.
Uzmanlar, derneklerin bağış toplama ve harcama süreçlerinde daha sıkı denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Özellikle büyük ölçekli bağış kampanyaları yürüten sivil toplum kuruluşlarının bağımsız denetime tabi tutulması gerektiği belirtiliyor.
Soruşturmanın Seyri ve Olası Sonuçları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında AHBAP yöneticileri dahil 12 kişinin ifadesine başvurdu. Aytaç Ağdağ'ın tutukluluk hali devam ederken, dosyaya eklenen yeni deliller ışığında bazı şüphelilerin tutuklanması bekleniyor. Ayrıca, derneğin tüm mali kayıtları ve banka hesapları üzerinde inceleme sürüyor.
Hukukçular, eğer iddialar doğrulanırsa Ağdağ ve dernek yöneticilerinin 'nitelikli zimmet', 'kara para aklama' ve 'dolandırıcılık' suçlamalarıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Karadağ'daki bağlantılar nedeniyle uluslararası adli yardım talebi gündeme gelebilir.
Sonuç ve Değerlendirme
AHBAP soruşturması, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının finansal denetimi ve bağış güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı. 70 milyon TL'lik para trafiği ve Karadağ iddiaları, derneğin itibarını zedelerken, bağışçıların güvenini sarsabilir. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha fazla şüphelinin ifadesine başvurulması ve yurt dışı bağlantıların detaylandırılması bekleniyor. Kamuoyu, sürecin şeffaf yürütülmesini ve hesap verebilirliğin sağlanmasını talep ediyor.