Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Soruşturma, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor ve şüpheliler hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlaması bulunuyor.
Gözaltı süreci ve adli kontrol kararları
Soruşturma kapsamında ilk olarak 10 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından savcılığa sevk edilen şüphelilerden Oğuzhan Uğur ve 8 kişi tutuklanırken, bir şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan şüphelilerin arasında derneğin eski yöneticileri ve bağış toplama faaliyetlerinde yer alan kişilerin bulunduğu öğrenildi.
Bağış usulsüzlüğü iddiaları
İddiaya göre, Ahbap Derneği adına çeşitli sosyal medya platformlarında düzenlenen kampanyalarla toplanan bağış paraları, dernek hesabı yerine şüphelilerin kişisel hesaplarına yönlendirildi. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital veriler ve banka kayıtları, söz konusu paraların büyük bir kısmının şüpheliler tarafından harcandığını ortaya koydu. Mağdur sayısının yüzlerce olabileceği ve toplam zararın milyonlarca lirayı bulduğu belirtiliyor.
Dernekten açıklama
Ahbap Derneği yetkilileri, olayla ilgili olarak "Derneğimiz, kurulduğu günden bu yana şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket etmiştir. Söz konusu olay, derneğimizin bilgisi dışında gerçekleşmiş ve bireysel bir eylemdir. Adli sürecin takipçisi olacağız." açıklamasında bulundu. Dernek, ayrıca mağdurların zararlarının karşılanması için gerekli hukuki adımları atacağını duyurdu.
Bağış toplama kampanyalarına yönelik güven endişesi
Bu tür olaylar, sosyal medya üzerinden yürütülen bağış kampanyalarına olan güveni sarsarken, yetkililer vatandaşları yalnızca resmi ve güvenilir kanallar aracılığıyla bağış yapmaları konusunda uyarıyor. Türkiye'de son yıllarda artan yardım kampanyaları, beraberinde denetim ihtiyacını da gündeme getirmiş durumda. Uzmanlar, bağış yapmadan önce derneklerin resmi web sitelerini ve bağış hesaplarını kontrol etmeyi, kampanyaların İçişleri Bakanlığı onaylı olup olmadığını sorgulamayı tavsiye ediyor.
Olay, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının mali işleyişine dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Derneklerin bağış toplama süreçlerinde daha sıkı denetim mekanizmaları oluşturması gerektiği vurgulanırken, hukuki sürecin caydırıcılık açısından önemli olduğu belirtiliyor. Kamuoyu, bu tür suiistimallerin tekrarlanmaması için ilgili kurumların daha etkin bir denetim yapmasını bekliyor.