İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği soruşturması kapsamında ünlü oyuncu Eda Ece, ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Sabah saatlerinde adliyeye giriş yapan Ece, gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakarak doğrudan ifade işlemlerinin yapılacağı bölüme geçti. Soruşturmanın, derneğin mali işlemleri ve bağış toplama faaliyetlerine ilişkin olduğu öğrenildi.
Eda Ece'nin İfadesi ve Soruşturmanın Kapsamı
Eda Ece'nin, Ahbap Derneği'nin çeşitli projelerinde yer aldığı ve bağış kampanyalarına destek verdiği biliniyor. İfadesinde derneğin faaliyetleri hakkında bilgi verdiği, özellikle yardım kampanyalarının şeffaflığı ve bağışların kullanımına ilişkin soruları yanıtladığı aktarıldı. Soruşturma, derneğin kurucusu Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu birçok ismi kapsıyor. Daha önce de bazı ünlü isimlerin ifadesine başvurulmuş, derneğin hesaplarında usulsüzlük olup olmadığı araştırılıyordu.
Ahbap Derneği ve Geçmişi
Ahbap Derneği, 2017 yılında rock sanatçısı Haluk Levent tarafından kuruldu. Kısa sürede geniş bir gönüllü ağına ulaşan dernek, özellikle doğal afetlerde yaptığı yardımlarla tanındı. 2023 Kahramanmaraş depremlerinde üstlendiği rol, derneğin kamuoyundaki itibarını artırdı. Ancak bu kez mali yapısı ve bağış toplama yöntemleriyle ilgili soruşturma, derneğin faaliyetlerini yakından takip edenler arasında soru işaretleri yarattı. Soruşturma, derneğin 2020-2024 yılları arasındaki mali kayıtlarını kapsıyor.
Eda Ece'nin ifadesinin ardından adliyeden ayrıldığı, hakkında herhangi bir adli kontrol kararı verilmediği belirtildi. Savcılık, soruşturma kapsamında önümüzdeki günlerde başka isimlerin de ifadesine başvurmayı planlıyor. Dernek yetkilileri ise soruşturmanın hukuka uygun olduğunu ve tüm sorulara açık olduklarını açıkladı.
Bu soruşturma, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının denetimi konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı çevreler, bu tür soruşturmaların bağımsız STK'ları hedef aldığını savunurken, yetkililer yalnızca hukuki sürecin işletildiğini vurguluyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği dava, sivil toplum alanındaki hassas dengeyi de gözler önüne seriyor.