Ahbap Derneği hakkında yürütülen soruşturma derinleşiyor. Derneğin, ünlü şarkıcı Haluk Levent'in öncülüğünde başlattığı yardım kampanyalarının yanı sıra, Babala TV ve kripto para projeleri üzerinden binlerce kişiyi mağdur ettiği iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında, derneğin bazı yöneticilerinin gözaltına alındığı ve hesaplarına el konulduğu öğrenildi.
Kripto para projesinde büyük kayıp
İddialara göre, Ahbap Derneği, 2021 yılında başlattığı bir kripto para projesiyle yatırımcılardan yüksek miktarlarda para topladı. Ancak proje kısa sürede çöktü ve yatırımcıların paraları sıfırlandı. Mağdurlar, derneğin kendilerini yanıltıcı vaatlerle ikna ettiğini ve paralarını geri alamadıklarını belirtiyor. Şu ana kadar binlerce kişinin şikayette bulunduğu ve mağduriyetlerinin toplamda milyonlarca lirayı bulduğu ifade ediliyor.
Babala TV bağlantısı
Soruşturma aynı zamanda Ahbap Derneği'nin Babala TV ile olan ilişkisini de mercek altına aldı. Babala TV'nin, derneğin düzenlediği yardım konserleri ve etkinliklerin yayın haklarını alarak gelir elde ettiği, ancak bu gelirlerin bir kısmının derneğe aktarılmadığı iddia ediliyor. Ayrıca, Babala TV'nin sahibi olan şirketin, kripto para projesinde de yer aldığı ve projenin tanıtımını yaptığı belirtiliyor. Bu durum, iki kurum arasında organik bir bağ olduğu şüphesini güçlendiriyor.
Haluk Levent'in pozisyonu
Derneğin kurucusu ve yüzü olan Haluk Levent, soruşturma kapsamında henüz ifade vermedi. Ancak Levent, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamalarda, derneğin tüm faaliyetlerinin şeffaf olduğunu ve kendisinin herhangi bir dolandırıcılık olayına karışmadığını söyledi. Levent, ayrıca mağdurların zararlarının karşılanması için çalıştıklarını iddia etti. Ancak bu açıklamalar, mağdurlar ve kamuoyu tarafından yeterli bulunmadı.
Soruşturma genişliyor
Yetkililer, Ahbap Derneği'nin tüm finansal hareketlerini incelemeye aldı. Derneğin banka hesapları ve kripto para cüzdanları bloke edilirken, yurt dışı bağlantılı hesaplar da araştırılıyor. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 10 kişi gözaltına alındı. Emniyet güçleri, mağdurların sayısının daha da artabileceğini belirtiyor.
Bu skandal, Türkiye'de yardım derneklerinin denetiminde ciddi boşluklar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Derneklerin topladığı bağışların şeffaf bir şekilde yönetilmemesi, benzer olayların yaşanmasına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, bu tür dolandırıcılıkların önüne geçmek için daha sıkı düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor.