Ağrı Dağı’na 22 Mart günü 5 kişilik bir ekiple zirve tırmanışı yapmak üzere hareket eden Sevim Yılmaz, 4 bin 700 metre rakımda yorulduğu için ekipten ayrılarak kampa dönmek istemiş, ancak bir daha kendisinden haber alınamamıştı. 112 gün süren arama çalışmalarının ardından Yılmaz’ın cansız bedeni, dağın kuzey yamacındaki bir buz yarığında bulundu.
Kaybolma anı ve arama çalışmaları
Sevim Yılmaz, 22 Mart’ta Iğdır’dan Ağrı Dağı’na tırmanmak için yola çıkan 5 kişilik grupta yer alıyordu. Ekip, 4 bin 700 metre rakıma ulaştığında Yılmaz, aşırı yorgunluk ve hava koşullarının kötüleşmesi nedeniyle zirve hedefinden vazgeçerek daha düşük irtifadaki kampa dönmek istedi. Diğer ekip üyeleri zirveye devam ederken Yılmaz, tek başına inişe geçti. Ancak kampa ulaşamadı. Durumun fark edilmesi üzerine 23 Mart’tan itibaren AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve gönüllü dağcılar tarafından geniş çaplı arama başlatıldı.
Arama çalışmaları, kar ve buzun yanı sıra çığ riski ve sis nedeniyle sık sık kesintiye uğradı. Bölgede helikopterli keşif uçuşları yapıldı, termal kameralar ve dronlar kullanıldı. Ancak zorlu arazi koşulları arama ekiplerini yavaşlattı. 112 gün boyunca Yılmaz’ın izine rastlanamadı.
Cesedin bulunması
13 Temmuz’da, bir dağcılık ekibi Ağrı Dağı’nın kuzey yamacında keşif yaparken, derin bir buz yarığında hareketsiz bir beden fark etti. Olayın bildirilmesi üzerine bölgeye Jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede, bedenin Sevim Yılmaz’a ait olduğu belirlendi. Yılmaz’ın, iniş sırasında buz yarığına düşerek hayatını kaybetmiş olabileceği değerlendiriliyor. Cenaze, ekipler tarafından güçlükle çıkarılarak helikopterle Iğdır’a, oradan da otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Dağcılık ve güvenlik önlemleri
Ağrı Dağı, 5 bin 137 metrelik rakımıyla Türkiye’nin en yüksek zirvesi olmasının yanı sıra, zorlu hava koşulları ve sık sık değişen buzul yapısıyla dağcılar için ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar, bu tür yüksek irtifa tırmanışlarında profesyonel rehber eşliğinde hareket edilmesi, uygun ekipman kullanılması ve hava durumu takibinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Sevim Yılmaz’ın yaşadığı olay, bireysel kararların ve grup içi iletişimin dağcılıkta ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ailesi ve yakınları, 112 gün süren belirsizliğin ardından acı haberi alırken, dağcılık camiası da olayı derin bir üzüntüyle karşıladı. Arama çalışmalarına katılan ekipler, zorlu koşullara rağmen Yılmaz’ı bulmak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Yılmaz’ın cenazesi, memleketi Malatya’da toprağa verilecek.