Bosphorus Diplomasi Forumu'nun son gününde konuşan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye'nin nüfus yapısındaki tehlikeli gidişata dikkat çekti. "Tarihin Işığında Diplomasi" başlıklı panelde gençlerle bir araya gelen Afyoncu, mevcut nüfus politikalarının devam etmesi halinde 2100 yılına kadar Anadolu'da Türk nüfusunun tamamen yok olabileceğini belirtti. Panelde diplomasi tarihi ve güncel gelişmelerin yanı sıra demografik dönüşümün jeopolitik sonuçları da ele alındı.
Nüfusun Geleceği Üzerine Ciddi Uyarı
Prof. Dr. Afyoncu, Türkiye'nin doğurganlık hızındaki düşüşün ve genç nüfusun göç eğiliminin ülkenin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. Tarih boyunca Anadolu'nun birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığını ancak Türk varlığının sürekliliğinin ancak nüfusun korunmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı. "Nüfus meselesini toparlayamazsak 2100'de Anadolu'da Türk diye bir şey kalmayacak" diyerek sözlerini sürdüren Afyoncu, bu soruna acil çözüm bulunması gerektiğini belirtti.
Gençlere Tarih ve Diplomasi Dersi
Panelde ayrıca diplomasinin tarihsel süreçteki önemine değinen Afyoncu, gençlere Osmanlı arşivlerindeki diplomatik yazışmalardan örnekler verdi. Devletlerin uluslararası ilişkilerde ayakta kalabilmesinin güçlü bir demografiye bağlı olduğunu söyleyen Afyoncu, "Tarih, nüfusu azalan devletlerin kısa sürede güç kaybettiğini gösteriyor" dedi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Afyoncu, gençlere özellikle kendi ülkelerinde kalmaları ve üretmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu.
Bosphorus Diplomasi Forumu 2026 Sonuçları
Üç gün süren forumda çok sayıda yerli ve yabancı uzman, küresel sorunları masaya yatırdı. Afyoncu'nun paneli, forumun en çok ilgi gören oturumlarından biri oldu. Gençlerin yoğun katılımı dikkat çekerken, sosyal medyada da geniş yankı uyandıran açıklamalar, hükümet yetkililerine nüfus politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısı olarak yorumlandı.
Uzmanlar: Demografik Dönüşüm Kaçınılmaz mı?
Konunun uzmanları, TÜİK verilerine göre doğurganlık hızının 2.1 olan yenilenme düzeyinin oldukça altına indiğini, 2025'te 1.51'e gerilediğini hatırlatıyor. Bazı uzmanlar, teknolojik gelişmeler ve yapay zekâ işgücünün bu durumu telafi edebileceğini savunurken, Afyoncu gibi tarihçiler, toplumsal kimliğin korunması için somut adımlar atılması gerektiğini dile getiriyor. Hükümetin "Aile ve Gençlik Fonu" gibi uygulamalarının yetersiz kaldığını; ekonomik istikrar ve eğitim reformu yapılmadıkça göçün engellenemeyeceğini öne sürenler de var.
Sonuç olarak, Erhan Afyoncu'nun çarpıcı uyarısı, gelecek nesillerin varlığını sürdürebilmesi için kapsamlı ve kararlı bir nüfus stratejisinin kaçınılmaz olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Bu tür akademik platformlarda dile getirilen görüşlerin, kamuoyunda ve karar alıcılar arasında gerekli farkındalığı yaratması umut ediliyor.