Türkiye, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin acısını hâlâ yüreğinde taşırken, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Okay Memiş Pehlivan, deprem hazırlıklarındaki devasa ilerlemeyi gözler önüne serdi. Pehlivan, bugün itibarıyla Türkiye genelinde 175 bin arama kurtarma personelinin görev yaptığını açıkladı. Bu rakam, 1999 yılında yalnızca birkaç yüz kişiyle sınırlı olan arama kurtarma kapasitesinin ne denli büyüdüğünü ortaya koyuyor.
1999'dan Bugüne: Kapasitede Dev Sıçrama
AFAD Başkanı Pehlivan, depremin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, 1999'daki durumu hatırlatarak 'O dönem 3 arama kurtarma birliği vardı ve personel sayısı yüzlerle ifade edilebiliyordu. Bugün ise 175 bin arama kurtarma personelimiz bulunuyor. Bu, yaklaşık 700 katlık bir artış demek.' dedi. Pehlivan, bu personelin yalnızca AFAD bünyesinde değil, sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve diğer kamu kurumlarıyla birlikte koordineli bir şekilde çalıştığını vurguladı.
Eğitimli ve Donanımlı Ekipler
Artan personel sayısının yanı sıra, bu ekiplerin eğitim seviyesi ve donanımı da ciddi şekilde iyileştirildi. Pehlivan, 'Arama kurtarma personelimiz uluslararası standartlarda eğitim alıyor. Her yıl düzenli olarak tatbikatlar yapıyor, afet senaryolarına hazırlıklı oluyoruz. Ayrıca, teknolojik ekipmanlarımız da sürekli güncelleniyor. Bu sayede, olası bir depremde hızlı ve etkili müdahale edebilecek kapasiteye sahibiz.' ifadelerini kullandı.
Toplumun Her Kesimiyle İş Birliği
AFAD Başkanı, arama kurtarma çalışmalarının sadece profesyonel ekiplerle sınırlı kalmadığını, gönüllülerin de önemli bir rol oynadığını belirtti. 'Ülkemizde afet bilinci geliştikçe, gönüllü sayımız da artıyor. Bugün AFAD Gönüllüsü olarak kayıtlı 500 binin üzerinde vatandaşımız var. Bu kişiler, temel afet eğitimleri alarak gerektiğinde profesyonel ekiplere destek oluyorlar. Toplumun tüm kesimleriyle iş birliği içinde çalışıyoruz.' dedi.
Ayrıca, deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarında sadece enkaz kaldırma değil, psikososyal destek, sağlık hizmetleri ve barınma gibi konuların da ele alındığını vurgulayan Pehlivan, 'Afet yönetimi çok boyutlu bir süreç. Biz de bu sürecin her aşamasında koordinasyonu sağlıyoruz.' diye konuştu.
Deprem Hazırlıkları ve Toplumsal Farkındalık
1999 Marmara Depremi, Türkiye'nin afet yönetimi politikalarını kökten değiştiren bir dönüm noktası oldu. O tarihten bu yana AFAD, deprem başta olmak üzere tüm afetlere karşı hazırlıklı olmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda, yapı stokunun iyileştirilmesi, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve toplumsal farkındalık eğitimleri gibi pek çok alanda adımlar atıldı.
AFAD Başkanı, 'Deprem değil, ihmal öldürür' prensibiyle hareket ettiklerini belirterek, 'Her bireyin deprem anında ne yapacağını bilmesi hayati önem taşıyor. Bu nedenle okullarda, iş yerlerinde ve kamu kurumlarında düzenli olarak deprem tatbikatları yapıyor, eğitimler veriyoruz. Amacımız, toplumu bilinçlendirerek olası bir afette can kaybını en aza indirmek.' dedi.
Geleceğe Yönelik Planlar
AFAD'ın çalışmaları bununla sınırlı değil. Önümüzdeki dönemde arama kurtarma personel sayısının daha da artırılması, yeni teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması ve afet yönetiminde yapay zeka gibi yenilikçi çözümlerin devreye alınması hedefleniyor. Pehlivan, 'Hedefimiz, 2025 yılına kadar arama kurtarma personel sayımızı 200 bine çıkarmak ve tam donanımlı, daha hızlı ve daha etkili bir müdahale kapasitesine sahip olmak. Ayrıca, uluslararası arama kurtarma operasyonlarında da deneyimlerimizi paylaşarak küresel ölçekte daha fazla sorumluluk almak istiyoruz.' şeklinde konuştu.
Sonuç ve Değerlendirme
175 bin arama kurtarma personeli, Türkiye'nin afetlere karşı hazırlığında önemli bir kilometre taşıdır. Ancak uzmanlar, bu kapasitenin yalnızca sayısal büyüklükle değil, eğitim ve koordinasyonun sürekliliğiyle anlamlı olduğunu belirtiyor. Özellikle beklenen büyük İstanbul depremi senaryosu düşünüldüğünde, bu ekibin sahada etkin bir şekilde konuşlandırılması ve lojistik planlaması büyük önem taşıyor.
Deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olan Türkiye'nin, bu tür yatırımlarla afet direncinin artırılması umut verici. Ancak unutulmamalıdır ki, teknoloji ve insan gücü ne kadar gelişirse gelişsin, en etkili yöntem deprem öncesinde yapılan sağlamlaştırma ve bilinçlendirme çalışmalarıdır. AFAD'ın attığı adımlar, bu yöndeki kararlılığın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.