Fransız sinemasının ödüllü oyuncusu ve yazar Adèle Haenel, Fransa'nın kamusal yayıncısı France Télévisions ekranlarında yayınlanan edebiyat programı "La Grande Librairie"ye konuk oldu. Yeni kitabı "Viser juste" vesilesiyle programa katılan Haenel, canlı yayında Batı medyasının Gazze konusundaki sessizliğini sert sözlerle eleştirdi ve "Filistin'i özgürleştirin" çağrısı yaparak Fransa'yı soykırıma ortak olmakla suçladı.
"Konuşmaktan çekinmemeliyiz"
Programda Gazze'de yaşananlara dair konuşmaktan çekinilmemesi gerektiğini vurgulayan Haenel, Batı medyasının ve kamuoyunun Filistin konusunda takındığı sessiz tutumu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını soykırım olarak tanımlayan oyuncu, Fransa'nın bu süreçteki rolünü de eleştirerek ülkesinin "soykırıma ortak olduğunu" söyledi. Haenel'in bu sözleri, Fransız kamu yayıncısında canlı yayınlanması nedeniyle geniş yankı uyandırdı.
Adèle Haenel, 2019 yılında Roman Polanski'ye verilen ödülü protesto etmek için töreni terk etmesiyle tanınıyor. O tarihten bu yana Fransız sinema endüstrisindeki cinsiyetçilik ve iktidar ilişkilerine dair eleştirileriyle gündemde olan oyuncu, son yıllarda Filistin meselesine de aktif olarak dahil oldu. Kamuoyu önünde yaptığı bu çıkış, Fransa'da Filistin yanlısı hareketin görünürlüğünün arttığı bir döneme denk geliyor.
Batı medyasında sessizlik eleştirisi
Haenel'in açıklamaları, Batı medyasının Gazze'deki gelişmeleri aktarma biçimine yönelik uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdi. Birçok uluslararası gazeteci ve akademisyen, ana akım Batı medyasının İsrail'in askeri operasyonlarını "çatışma" veya "savaş" gibi nötr terimlerle sunarken, Filistinli kayıpları yeterince öne çıkarmadığını savunuyor. Haenel'in kamu yayıncısındaki bu müdahalesi, söz konusu tartışmanın ana akım bir kanala taşınması açısından önem taşıyor.
Fransa'da son aylarda Gazze'ye destek amacıyla düzenlenen gösterilerde artış yaşanırken, üniversitelerde Filistin yanlısı kampüs hareketleri de dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aylarda Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'nde öğrenciler, üniversitenin İsrail ile olan akademik iş birliğini protesto etmişti. Sanat dünyasında da benzer bir hareketlilik gözlemleniyor; birçok sanatçı ve yazar, Filistin'e destek açıklamaları yapıyor.
Fransa'nın Filistin politikası ve tepkiler
Fransa hükümeti, İsrail'in Gazze saldırılarını başlatmasının ardından "İsrail'in kendini savunma hakkı"nı vurgularken, ateşkes çağrıları yapmakla yetindi. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zaman zaman insani ateşkes çağrısı yapmış olsa da Fransa'nın İsrail ile olan diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürmesi, eleştirilerin odağında yer alıyor. Haenel'in "soykırıma ortaksınız" ifadesi, bu politikaya yönelik en sert sivil tepkilerden biri olarak kaydedildi.
Fransız kamuoyunda Filistin meselesi, özellikle sol partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının gündeminde üst sıralarda yer alıyor. La France Insoumise (Boyun Eğmeyen Fransa) partisi, hükümeti Gazze politkası nedeniyle sık sık eleştiriyor. Ancak ana akım medyada konunun sanatçılar üzerinden gündeme gelmesi, Haenel örneğinde olduğu gibi, toplumsal tartışmayı geniş kesimlere taşıyor.
Adèle Haenel'in çıkışı, Fransa'da ifade özgürlüğü ve sanatçıların siyasi tutum alması konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı kesimler oyuncunun cesaretini takdir ederken, bazıları da kamu yayıncısında bu tür siyasi mesajların verilmesini eleştirdi. Fransa'da sanatçıların politik duruşları, ülkenin laiklik ve ifade özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde sürekli tartışılan bir konu olmayı sürdürüyor.
Haenel'in açıklamaları, Gazze'deki insani krizin uluslararası kamuoyunda yeterince yer bulmadığı yönündeki eleştirileri bir kez daha gündeme taşıdı. Birleşmiş Milletler raporlarına göre Gazze'de 30 binden fazla sivil hayatını kaybederken, bölgedeki altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail yönetimine yönelik soruşturmaları devam ederken, birçok ülke ateşkes çağrılarını yineliyor. Fransa'da ise hükümetin politikasına rağmen sivil toplumun Filistin'le dayanışma çabaları her geçen gün artıyor. Adèle Haenel gibi tanınmış isimlerin bu çabaya katılması, konunun görünürlüğünü ve toplumsal baskıyı artırabilir.