Türkiye'nin narenciye üretim merkezlerinden Adana'da limonun bahçedeki kilogram fiyatı 5 liraya, mandalinanın ise 5-7 liraya kadar geriledi. İhracat kapılarının kapanması ve özellikle Rusya pazarında yaşanan daralma nedeniyle üretici, dalında kalan mahsulüyle baş başa kaldı. Yükselen maliyetlere karşı fiyatların dip seviyeye inmesi, narenciye sektöründe ciddi bir krize işaret ediyor.
İhracat yolu tıkandı, fiyatlar çakıldı
Adana'da narenciye üreticileri, hasat sezonunun ortasında beklenmedik bir fiyat düşüşüyle karşılaştı. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde limonun kilogramı bahçede 10-12 lira bandında işlem görürken, bu yıl fiyat 5 liraya kadar indi. Mandalinada ise 5-7 lira aralığında seyreden fiyatlar, üreticinin maliyetlerini dahi karşılamıyor. Sektör temsilcileri, fiyat düşüşünün ana nedeni olarak ihracat pazarlarındaki daralmayı gösteriyor.
Özellikle Rusya'ya yönelik narenciye ihracatında yaşanan sıkıntılar, iç piyasada arz fazlası oluşturdu. Rusya'nın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında da talebin azalması, üreticinin elindeki ürünü satamamasına yol açtı. Adana'nın Kozan, Karataş, Yüreğir ve Seyhan ilçelerinde bahçelerde kalan limon ve mandalina, hasat edilse bile alıcı bulmakta zorlanıyor.
Üretici maliyetlerin altında eziliyor
Narenciye üreticileri, artan gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetlerine karşın fiyatların gerilemesinden şikayetçi. Bir dönüm limon bahçesinin bakım maliyetinin ortalama 8-10 bin lirayı bulduğunu belirten üreticiler, 5 liralık fiyatla bu maliyetleri karşılamanın mümkün olmadığını söylüyor. Hasat işçiliği ve nakliye giderleri de eklendiğinde, üretici neredeyse zararına satış yapmak zorunda kalıyor.
Adana Ziraat Odası yetkilileri, fiyatların bu seviyede kalması halinde birçok üreticinin bahçesini terk edebileceği uyarısında bulunuyor. Yetkililer, sorunun çözümü için ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve alternatif pazar arayışlarının hızlandırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca iç piyasada tüketimi artıracak kampanyaların ve devlet desteklerinin önemine dikkat çekiliyor.
Pazar arayışı ve çözüm önerileri
Narenciye sektörü, Türkiye'nin tarımsal ihracatında önemli bir yere sahip. Ancak son yıllarda yaşanan pandemi, jeopolitik gerilimler ve lojistik maliyetlerdeki artış, ihracatı olumsuz etkiledi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası bölgede yaşanan istikrarsızlık, nakliye rotalarını ve ticaret akışlarını da değiştirdi. Uzmanlar, üreticinin yeni pazarlara yönelmesi ve katma değerli ürünlere (meyve suyu, konsantre, uçucu yağ) ağırlık vermesi gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destekleme politikaları ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi, üreticinin pazarlık gücünü artırabilir. Adana'da bazı üretici birlikleri, doğrudan tüketiciye satış ve online pazarlama gibi alternatif yöntemlerle kayıpları azaltmaya çalışıyor. Ancak bu çabalar, geniş çaplı bir çözüm için yeterli görülmüyor.
Narenciye fiyatlarındaki düşüş, sadece Adana'yı değil, Mersin, Hatay ve Antalya gibi diğer üretim merkezlerini de etkiliyor. Ülke genelinde narenciye rekoltesinin yüksek olması ve iç talebin sınırlı kalması, arz fazlasını artırıyor. Sektör temsilcileri, önümüzdeki günlerde fiyatların daha da düşebileceği endişesini taşıyor.
Sonuç olarak, Adana'da limon ve mandalina fiyatlarındaki sert düşüş, ihracat kapılarının kapanmasının doğrudan bir yansıması. Üretici, dalında kalan mahsulüyle ve artan maliyetlerle mücadele ederken, çözüm için acil pazar çeşitlendirmesi ve devlet desteklerinin etkinleştirilmesi gerekiyor. Aksi halde, narenciye sektöründe üretici kaybı ve bahçelerin boş kalması riski kapıda.