Adana'da 52 yaşındaki Ayşe Katırcı, 10 yıl önce boşandığı eski eşi Arif Tanrıkulu tarafından evine gidilerek 8 yerinden bıçaklandı. Katırcı'nın hayati tehlikesinin sürdüğü, saldırganın ise polis ekiplerince yakalandığı öğrenildi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı bir mahallede sabah saatlerinde meydana geldi.
Saldırı anı ve müdahale
Ayşe Katırcı, evinde yalnız olduğu sırada kapısı çalındı. Kapıyı açan Katırcı, karşısında eski eşi Arif Tanrıkulu'nu görünce şaşkınlık yaşadı. Kısa süreli sözlü tartışmanın ardından Tanrıkulu, yanında getirdiği bıçakla Katırcı'ya defalarca saldırdı. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Katırcı, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Kadının vücudunda 8 bıçak darbesi tespit edilirken, acil ameliyata alındığı ve yoğun bakımda tutulduğu bildirildi.
Tehditler ve kefen gönderme iddiası
Edinilen bilgilere göre, Ayşe Katırcı, boşanmalarının ardından yıllardır Arif Tanrıkulu tarafından psikolojik baskıya maruz kalıyordu. Son dönemde ise Tanrıkulu'nun kadını cep telefonundan sürekli arayarak tehdit ettiği, hatta geçtiğimiz günlerde adresine bir kefen gönderdiği öne sürüldü. Katırcı'nın bu durumu ailesi ve yakın çevresiyle paylaştığı, ancak resmi bir şikayette bulunmadığı öğrenildi.
Olayın ardından kaçan Tanrıkulu, polis ekiplerinin çalışması sonucu birkaç saat içinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tanrıkulu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi
Bu vahim olay, kadına yönelik şiddetin ve ısrarlı takibin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, boşanma sonrası eski eşler tarafından gerçekleştirilen tehdit ve tacizlerin ciddiye alınması ve mutlaka yetkililere bildirilmesi gerektiğini vurguluyor.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bu tür durumlarda mağdurlara koruyucu tedbir kararları alınmasını öngörüyor. Ancak uzmanlar, mevzuatın doğru uygulanması ve kadınların bu haklarından haberdar olması konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini belirtiyor. Toplum olarak kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans gösterilmesi ve bu tür olayların önlenmesi için toplumsal bilincin geliştirilmesi büyük önem taşıyor.