Adana’nın Çukurova ilçesinde yaşanan kan donduran bir cinayette, mahalle bekçisi H.E.K. (40), boşanma aşamasındaki eşi Hatice Mine Kocamaz’ı (40) evinde yastıkla yüzünü kapatıp tabancayla başına ateş ederek öldürdü. Cinayet geçtiğimiz günlerde meydana gelirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor. Hatice Mine Kocamaz’ın cenazesi, ailesi tarafından Adana Adli Tıp Kurumu morgundan alınarak defnedilmek üzere teslim alındı.
Olay anı ve cinayetin detayları
İddiaya göre, H.E.K., boşanma aşamasındaki eşi Hatice Mine Kocamaz’ın Çukurova ilçesindeki evine gitti. İkili arasında çıkan tartışma büyüyünce H.E.K., yanında getirdiği tabancayı çıkardı. Önce eşinin yüzünü bir yastıkla kapatan bekçi, ardından başına ateş etti. Silah sesini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Hatice Mine Kocamaz’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Katil zanlısı H.E.K. ise olay yerinden kaçarken kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Acılı aileden tepki
Hatice Mine Kocamaz’ın ağabeyi Yılmaz Yılgıncan, cenazeyi morgdan alırken gazetecilere yaptığı açıklamada, eniştesinin kumarbaz olduğunu ve dünya kadar borcu bulunduğunu söyledi. Yılgıncan, “Kız kardeşim uzun süredir şiddet görüyordu. Boşanma davası açmıştı. Ama bu cani, onu öldürmekten başka bir şey düşünemedi. Adalet yerini bulsun” dedi. Aile, H.E.K.’nin en ağır cezayı almasını talep ediyor.
Soruşturma ve hukuki süreç
Adana Emniyet Müdürlüğü ekipleri, H.E.K.’nin gözaltındaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiğini duyurdu. Olayla ilgili soruşturma kapsamında, cinayette kullanılan tabanca incelenirken, H.E.K.’nin geçmiş dönemde eşine yönelik şiddet başvuruları araştırılıyor. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, şüphelinin ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklanması bekleniyor.
Kadına yönelik şiddetin bir parçası
Bu olay, Türkiye’de kadın cinayetlerinin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2024 yılında en az 300 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. Boşanma aşamasındaki kadınların en riskli grup olduğu uyarısında bulunan uzmanlar, yasal koruma mekanizmalarının daha etkin çalışması gerektiğini vurguluyor. Adana’daki bu vahşet, toplumsal bir yara olarak hafızalara kazınırken, adalet sürecinin takipçisi olunacağı belirtiliyor.