Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargılamaların hızlandırılması ve mahkemelerde ihtisaslaşmanın artırılması amacıyla Türkiye genelinde 140 yeni mahkemenin kurulmasına karar verildiğini açıkladı. Bakan Gürlek, yeni mahkemelerin özellikle ticaret, iş, aile ve tüketici hukuku gibi alanlarda uzmanlaşmış yargıçların görev yapacağı ihtisas mahkemeleri olarak yapılandırılacağını belirtti. Yeni mahkemelerin, bir yıl içinde faaliyete geçmesi planlanıyor.
Yeni mahkemeler hangi illerde kurulacak?
Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, yeni mahkemeler 40'tan fazla ilde oluşturulacak. En fazla yeni mahkeme İstanbul, Ankara ve İzmir'de kurulacak. İstanbul'da 35, Ankara'da 20, İzmir'de 15 yeni mahkeme kurulması öngörülüyor. Diğer illerde ise nüfus yoğunluğu ve dava yüküne göre sayılar belirlendi. Bakan Gürlek, yeni mahkemelerin kurulmasıyla birlikte mevcut mahkemelerin iş yükünün azalacağını ve yargılamaların daha hızlı sonuçlanacağını ifade etti.
İhtisaslaşma ve hedefler
Yeni mahkemelerin en önemli özelliği, belirli hukuk dallarında uzmanlaşmış hakimlerden oluşması. Bu sayede ticari uyuşmazlıklar, iş hukuku davaları, aile hukuku ve tüketici şikayetleri gibi konularda daha hızlı ve doğru kararlar alınması hedefleniyor. Bakan Gürlek, "İhtisas mahkemeleri, yargının kalitesini artıracak ve vatandaşların adalete olan güvenini pekiştirecek" dedi. Ayrıca, yeni mahkemelerle birlikte Dünya Bankası'nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde Türkiye'nin sıralamasını iyileştirmek de amaçlanıyor.
Yargı reformu kapsamındaki diğer adımlar
Yeni mahkeme kararı, Adalet Bakanlığı'nın geniş çaplı yargı reformu paketinin bir parçası. Reform kapsamında ayrıca arabuluculuk sisteminin yaygınlaştırılması, dijital dava dosyası uygulamasına geçilmesi ve duruşma sürelerinin kısaltılması gibi hedefler bulunuyor. Bakan Gürlek, önümüzdeki dönemde yeni adli yıl açılışına kadar 200 mahkemenin daha kurulacağını ima etti. Yargı reformu paketinin, haziran ayında Meclis'e sunulması bekleniyor.
Bağımsız değerlendirme
Yeni mahkemelerin kurulması, uzun süredir dava yükünden mustarip Türk yargısı için umut verici bir adım. Ancak, sadece sayısal artışın yeterli olmadığı, aynı zamanda personel eğitimi ve fiziki altyapı yatırımlarının da hızlandırılması gerektiği unutulmamalıdır. İhtisaslaşma, kararların tutarlılığını artırabilir, ancak bu sürecin başarısı, uygulamanın takibine ve şeffaflığa bağlı.