CHP'li Adalar Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmada, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 35 kişi tutuklandı. 19 Haziran'da gözaltına alınan Akpolat ve diğer şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından bu sabaha karşı saat 05.00 sıralarında sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında belediyedeki ihale süreçlerine ilişkin usulsüzlük iddiaları araştırılıyor.
Soruşturmanın detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, Adalar Belediyesi'nde 2019-2024 yılları arasında yapılan bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddia ediliyor. İddialara göre, belediye kaynakları kişisel çıkar sağlamak amacıyla kullanıldı. Operasyonda belediye başkanının yanı sıra belediye çalışanları, özel şirket yöneticileri ve aracıların da bulunduğu belirtildi.
Emniyet güçleri, 19 Haziran'da düzenlenen eş zamanlı baskınlarda çok sayıda belge ve dijitale delil ele geçirdi. Şüphelilerin ifadelerinde, ihalelerin belirli kişilere verilmesi karşılığında komisyon alındığı yönünde ifadeler bulunduğu öğrenildi.
CHP'den ilk açıklama
Soruşturmayla ilgili CHP cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, partili kaynaklar sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti. Adalar Belediyesi'nde daha önce de benzer iddialar gündeme gelmiş ancak kesin bir yargı kararı çıkmamıştı. Akpolat'ın gözaltı ve tutuklanma sürecinin siyasi bir hamle olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
İstanbul Valiliği, sürecin adli makamlar tarafından yürütüldüğünü vurgulayarak, yargıya saygı çağrısı yaptı. Öte yandan, bu operasyonun CHP'li belediyelere yönelik son dönemdeki en kapsamlı müdahalelerden biri olduğu belirtiliyor.
Gözaltı sürecinde sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen Akpolat'ın avukatları, tutuklamaya itiraz edeceklerini açıkladı. Mahkeme sürecinin önümüzdeki haftalarda başlaması bekleniyor.
Adalar Belediyesi'nin yaklaşık 20 bin nüfusa sahip olmasına rağmen, turizm ve tarihi doku açısından stratejik bir konumda bulunması, operasyonun önemini artırıyor. Uzmanlar, belediyelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu tür soruşturmaların yerel yönetimlerde etik standartların yükseltilmesi için bir fırsat olabileceği ifade ediliyor.