İstanbul Adalar Adliyesi'nde adli emanet bölümünden silah çaldığı belirlenen bir katip, ilk duruşmada tahliye edildi. Olay, adliye içindeki güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha ortaya koydu. Sanığın, görevi sırasında emanet odasındaki silahı alarak dışarı çıkardığı iddia ediliyor. Adliyedeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, katibin emanet odasına girdiği ve bir silah çantasıyla çıktığı anlar yer alıyor. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında katip gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Duruşmada verilen karar
İstanbul Adalet Sarayı'nda görülen ilk duruşmada mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına gerek olmadığına hükmederek adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Mahkeme, sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığı, delillerin büyük ölçüde toplandığı ve üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini gerekçe gösterdi. Sanık avukatı, müvekkilinin pişman olduğunu ve adliyede 15 yıldır görev yaptığını, silahı herhangi bir kötü niyetle almadığını savundu. Ancak iddia makamı, sanığın güven duygusunu kötüye kullandığını ve kamu görevlisinin suç işlemesinin daha ağır cezayı gerektirdiğini belirterek karara itiraz edeceklerini duyurdu.
Adliye güvenliği tartışması
Bu olay, Türkiye'deki adliye binalarında güvenlik zafiyetleri olduğuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Adli emanetlerin sıkı şekilde korunması gerektiğini vurgulayan hukukçular, bu tür olayların adalete olan güveni sarstığını ifade ediyor. Adalar Adliyesi'nde daha önce de benzer güvenlik açıkları yaşandığı iddia ediliyor. Olayın ardından Adalet Bakanlığı, adliyelerdeki emanet odalarının denetimini artıracağını ve güvenlik protokollerini yeniden gözden geçireceğini açıkladı. Öte yandan, silahın kaybolmasıyla ilgili olarak adliye yönetiminden herhangi bir istifa ya da görevden alma yaşanmadı.
Bağımsız değerlendirme
Adliye gibi her türlü güvenlik önleminin en üst düzeyde olması gereken bir kurumda silah çalınması, sistemdeki ciddi bir gediği gösteriyor. Sanığın ilk duruşmada tahliye edilmesi, hukuki prosedürün işlediği şeklinde yorumlansa da, kamuoyunda bu tür olayların cezasız kalmayacağına dair bir algı oluşması adaletin tesis edilmesi açısından önemli. Adliye güvenliğine dair reformların sadece kağıt üzerinde kalmaması, somut adımlarla hayata geçirilmesi gerekiyor.