Türkiye'de acil servislere yapılan başvuru sayısı 2025 yılında yaklaşık 200 milyona ulaştı. Sağlık emekçileri, sistemdeki yapısal sorunlar nedeniyle iş yükünün zirve yaptığını ve tüm yükün acil servislere bindiğini ifade ediyor. Uzmanlar, polikliniklerdeki yoğunluk, randevu sistemindeki aksaklıklar ve etkili bir sevk mekanizmasının bulunmamasının vatandaşları doğrudan acil servislere yönelttiğini vurguluyor.
Neden acil servisler tercih ediliyor?
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında acil servis başvuruları 180 milyon iken 2025'te bu sayı yüzde 11 artarak 200 milyona dayandı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık sendikaları, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekiyor. Aile hekimliği sisteminin randevu sayılarının kısıtlı olması, hastanelerdeki poliklinik randevularının haftalar sonrasına verilmesi, hastaların acil servislere yönelmesine neden oluyor. Özellikle büyükşehirlerde acil servislerde ortalama bekleme süresi 4-6 saati bulurken, hasta yoğunluğu nedeniyle tedavi kalitesi düşüyor.
Sağlık emekçileri alarm veriyor
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Ahmet Doğan, "Acil servisler adeta birer poliklinik gibi çalışıyor. Hekim başına düşen hasta sayısı günde 150-200'ü buluyor. Bu durum tükenmişlik sendromuna ve hekimlerin yurt dışına göçüne yol açıyor" dedi. İstanbul Tabip Odası verilerine göre, İstanbul'daki acil servislerde 2025 yılı ilk 6 ayında 25 milyon başvuru yapıldı. Oda, acil servislerin yüzde 40'ının aslında acil olmayan vakalarla dolu olduğunu belirtiyor.
Çözüm önerileri
Uzmanlar, acil servislerdeki yoğunluğu azaltmak için birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu sisteminin iyileştirilmesi ve etkin bir sevk zincirinin oluşturulması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, acil servislerin ücretlendirilmesi veya acil olmayan durumlarda hastaların yönlendirileceği "ikinci basamak" acil ünitelerinin kurulması tartışılıyor. Sağlık Bakanlığı ise konuyla ilgili bir çalışma yürüttüğünü ancak henüz somut bir adım atılmadığını açıkladı.
Türkiye'nin sağlık sistemi, OECD ülkeleri arasında en çok acil servis başvurusu yapılan ülkelerden biri konumunda. Bu durum, sistemin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Acil servislerin iş yükü yalnızca sağlık çalışanlarını değil, aynı zamanda hasta güvenliğini de riske atıyor. Sorunun çözümü için acil eylem planına ihtiyaç olduğu açık.