İstanbul merkezli Açık Radyo, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) lisans iptali kararını Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıdı. Radyo yetkilileri, söz konusu kararın ifade ve basın özgürlüğü ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek bireysel başvuruda bulundu. Başvuru, 28 Aralık 2023 tarihinde AYM'ye sunuldu ve süreç yargı organları nezdinde devam ediyor.
RTÜK'ün kararı ve gerekçeleri
RTÜK, Açık Radyo'nun yayın lisansını, 6112 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine aykırılık gerekçesiyle iptal etmişti. Kurul, radyonun yayın ilkelerine aykırı yayınlar yaptığı iddiasıyla harekete geçmiş ve kararını 13 Aralık 2023 tarihli toplantısında almıştı. RTÜK'ün kararı, radyonun frekans ve internet yayınlarını kapsıyor. Açık Radyo ise kararın hukuka aykırı olduğunu savunarak, önce idari yargıda dava açtı, ardından da AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.
Açık Radyo'nun savunması ve başvuru gerekçeleri
Açık Radyo'nun avukatları, yaptıkları başvuruda, RTÜK kararının ifade özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğini vurguladı. Başvuruda, radyonun yayınlarının toplumun farklı kesimlerine ulaşma amacını taşıdığı ve kararın orantısız bir müdahale olduğu ifade edildi. Ayrıca, süreçte savunma hakkının kısıtlandığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği öne sürüldü. Açık Radyo, 1995 yılından bu yana yayın hayatına devam eden, bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir radyo olarak biliniyor.
Geçmişteki benzer kararlar ve hukuki süreç
Türkiye'de RTÜK'ün lisans iptalleri zaman zaman gündeme gelmiş ve bazı durumlarda yargı kararlarıyla geri alınmıştı. Örneğin, 2019 yılında bazı radyo ve televizyon kanallarının lisansları, yayın ihlalleri nedeniyle iptal edilmiş, ancak idare mahkemeleri bazı kararları iptal etmişti. Açık Radyo'nun başvurusu, medya kuruluşlarının ifade özgürlüğü alanındaki haklarının korunması açısından önemli bir test niteliği taşıyor. AYM'nin bu başvuruda vereceği karar, benzer durumda olan diğer medya kuruluşları için de emsal teşkil edebilir.
AYM süreci ve olası sonuçlar
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruları öncelikli olarak incelemekte ve ihlal tespit ederse, yeniden yargılama veya tazminat gibi kararlar verebilmektedir. Açık Radyo'nun başvurusu, AYM'nin gündeminde yer alan medya özgürlüğüyle ilgili dosyalardan biri olacak. Uzmanlar, AYM'nin bu konudaki kararının, ifade özgürlüğünün korunması ve medya üzerindeki baskıların azaltılması açısından kritik olduğunu belirtiyor. Radyo yetkilileri ise AYM'nin kararının olumlu olacağına dair umutlu olduklarını ifade ediyor.
Toplumsal tepkiler ve destek mesajları
Açık Radyo'nun lisans iptali kararı, başta gazeteciler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere geniş bir kesimden tepki çekti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, İstanbul Barosu ve çeşitli dernekler, radyoya destek açıklamaları yaptı. Sosyal medyada #AçıkRadyoYalnızDeğildir etiketiyle dayanışma kampanyası düzenlendi. Bu süreçte radyo, dinleyicilerinden ve kamuoyundan büyük bir destek gördü. Ancak radyo yetkilileri, kararın hukuki süreçte düzeltileceğine inanıyor.
Açık Radyo'nun AYM başvurusu, Türkiye'de medya özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü açısından bir dönüm noktası olabilir. AYM'nin vereceği karar, yalnızca Açık Radyo için değil, tüm medya kuruluşlarının bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü için belirleyici olacaktır. Başvuru sürecinin sonucu, hem hukuk camiası hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.