Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, ABD ile Avrupalı müttefikler arasında son iki yıldır derinleşen sorunları çözüme kavuşturmadı. Tersine, zirve boyunca yapılan görüşmeler ve açıklamalar, taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının geçiştirildiğini ve asıl meselelerin masadan kaldırıldığını gösterdi. Zirve sonuç bildirgesinde ortak ifadeler yer almasına rağmen, savunma harcamaları, enerji güvenliği ve NATO’nun geleceği gibi kritik başlıklarda somut adım atılmadı.
Zirvede öne çıkan başlıklar
Zirvenin en dikkat çeken konularından biri, ABD Başkanı Joe Biden ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında yaşanan gerginlik oldu. Avustralya denizaltı anlaşması ve AUKUS paktı nedeniyle gerilen ilişkiler, zirvede de kendini hissettirdi. Avrupalı liderler, ABD’nin Çin’e karşı yürüttüğü politikalarda Avrupa’yı yeterince bilgilendirmediğini savunurken, ABD yönetimi ise Avrupalı ortakların savunma bütçelerini artırmada isteksiz davrandığını dile getirdi.
Avrupa ile ABD arasında derin uçurum
NATO Zirvesi öncesinde Avrupa Birliği ülkeleri, ABD’nin Afganistan’dan çekilme kararını ve İran nükleer anlaşmasındaki tutumunu eleştiriyordu. Zirve sırasında bu konular ele alınsa da, kalıcı bir çözüm üretilemedi. Özellikle Almanya ve Türkiye, ABD’nin Suriye politikasında aldığı kararların NATO’nun güney kanadını zayıflattığını belirtti. ABD ise Avrupa’nın enerji bağımlılığını azaltması gerektiğini vurgulayarak, Rusya’ya karşı daha sert yaptırımlar uygulanmasını istedi.
NATO’nun geleceği tartışıldı
Zirvede NATO’nun 2030 vizyonu da masaya yatırıldı. İttifakın siyasi ve askeri kapasitesinin artırılması gerektiği konusunda mutabakat sağlanırken, bu hedeflere nasıl ulaşılacağı konusunda anlaşmazlık yaşandı. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, Rus tehdidine karşı daha fazla askeri varlık talep ederken, güney kanadı ülkeleri terörizm ve göç sorunlarına daha fazla odaklanılması gerektiğini savundu.
Değerlendirme: Geçici rahatlama, kalıcı çözüm yok
NATO Zirvesi, ABD ve Avrupalı müttefikler arasında bir süre daha devam edecek olan “saadet zinciri” havasını korumak için düzenlenmiş bir organizasyon olarak tarihe geçti. Taraflar, ortak düşmanlar (Rusya, Çin) konusunda söylem birliği sağlasa da, temel stratejik tercihlerdeki ayrışma devam ediyor. ABD’nin Asya-Pasifik’e yönelmesi, Avrupa’nın yalnız kalma endişesini artırırken, Avrupa’nın stratejik özerklik arayışı da ivme kazanıyor. Bu zirve, NATO’nun gelecekteki işlevini koruyabilmesi için atılması gereken adımların daha da belirginleştiğini gösterdi; ancak bu adımların atılıp atılmayacağı, önümüzdeki dönemde yapılacak toplantılarda netleşecek.