ABD arabuluculuğunda İsrail-Filistin çatışmasını sonlandırmak için 10 Ekim 2025’te imzalanan ateşkese ve ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde bölgenin imarı ve güvenlik yapılanmaları için ocak ayında resmen kurulan Gazze Barış Kurulu’na rağmen süreç tıkanmış durumda. Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar çözülemezken, ABD yönetimi yeni bir kapsamlı plan üzerinde çalışıyor ancak bu planın yürürlüğe girmesi için İsrail’in onayı bekleniyor.
Planın detayları ve tıkanan süreç
Gazze Barış Kurulu, ocak ayından bu yana bölgenin yeniden inşası, güvenlik reformları ve ekonomik kalkınma için bir yol haritası oluşturmaya çalışıyordu. Ancak kurulun üç toplantısından da somut bir sonuç çıkmadı. En son toplantı 15 Mart’ta Kahire’de yapıldı ve taraflar arasında özellikle güvenlik düzenlemeleri ve Filistin yönetiminin rolü konusunda ciddi görüş ayrılıkları olduğu ortaya çıktı. ABD’nin yeni planı, Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için 50 milyar dolarlık bir fon oluşturulmasını ve bölgenin Hamas’tan arındırılmış bir yönetime devredilmesini öngörüyor. Ancak İsrail, güvenlik endişeleri nedeniyle Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye dönmesine sıcak bakmıyor ve kendi askeri varlığının sürmesini talep ediyor.
İsrail’in çekinceleri ve ABD’nin baskısı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Gazze’den çekilmek, Hamas’ın yeniden güçlenmesine yol açar. Bu nedenle güvenlik kontrollerini elimizde tutmalıyız” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İsrail’e yönelik baskıyı artırarak, “Barış için fedakarlık yapılması şart. İsrail’in güvenliği bizim için öncelik, ancak kalıcı bir çözüm için Filistinlilerin de meşru talepleri karşılanmalı” ifadelerini kullandı. Rubio’nun bu ay sonunda bölgeyi ziyaret etmesi ve taraflarla bir araya gelmesi bekleniyor.
Bu arada, Hamas’ın siyasi kanadından yapılan açıklamada, ABD planının “Filistin halkının iradesini yok saydığı” belirtilerek reddedildi. Hamas yetkilileri, Gazze’nin yönetiminde söz sahibi olmadan hiçbir planı kabul etmeyeceklerini duyurdu. Öte yandan, Filistin Yönetimi, ABD planına temkinli yaklaşırken, Gazze’nin yeniden kontrolünü almak istediğini ancak İsrail’in güvenlik koşullarını ağır bulduğunu açıkladı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Sürecin tıkanması bölgesel dengeleri de etkiliyor. Mısır ve Ürdün, ateşkesin korunması ve insani yardımların kesintisiz devam etmesi için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler, Gazze’deki insani durumun kritik olduğu uyarısında bulunarak, 2 milyondan fazla kişinin yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Ayrıca Suudi Arabistan, plana destek verirken, İran ve Katar’ın Hamas’a arka çıktığı iddiaları gündemde.
Analistler, ABD’nin Gazze planının başarıya ulaşması için İsrail’in güvenlik kaygıları ile Filistin’in egemenlik talepleri arasında bir denge kurması gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut siyasi atmosferde bu dengenin sağlanmasının zor olduğu, özellikle Netanyahu hükümetindeki aşırı sağcı partilerin herhangi bir tavize karşı durduğu biliniyor.
ABD’nin önümüzdeki haftalarda İsrail’e yeni bir müzakere metni sunması ve karar için bir ay süre tanıması bekleniyor. Eğer İsrail onay vermezse, Washington yönetiminin alternatif planları devreye sokabileceği konuşuluyor. Bunlar arasında uluslararası bir gücün bölgeye konuşlandırılması veya BM şemsiyesi altında yeni bir yönetim modeli oluşturulması yer alıyor.
Değerlendirme
Gazze’de kalıcı bir barışın tesisi, sadece askeri ve siyasi değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal koşulların iyileştirilmesine bağlı. ABD planı bu unsurları içerse de, taraflar arasındaki güvensizlik ve uzlaşma isteksizliği süreci felç ediyor. İsrail’in onayı kritik bir dönemeç olacak; ancak bu onayın koşulları, Filistin tarafında kabul edilebilir olmadığı takdirde çatışmanın yeniden alevlenme riski bulunuyor. Bölgenin geleceği, önümüzdeki günlerde atılacak adımlara bağlı.