Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'nın Avrupa topraklarına yönelik provokasyonlarına karşı sadece kınama ile yetinilmemesi gerektiğini belirterek, bloğun savunma ve caydırıcılık kapasitesinin acilen güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Kallas, Brüksel'de düzenlenen bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Rusya'yı kınamak yetmez, provokasyonlarına karşı koyma kapasitemizi daha da güçlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Rusya'nın son haftalarda Baltık ülkeleri ve Polonya sınırındaki askeri faaliyetlerini artırması, ayrıca Norveç ve Finlandiya hava sahasına izinsiz girişlerde bulunmasının ardından geldi. AB liderleri, önümüzdeki hafta düzenlenecek zirvede konuyu gündeme almayı planlıyor.
Rusya'nın hibrit saldırıları endişe yaratıyor
Kallas, Rusya'nın yalnızca askeri değil, aynı zamanda siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve enerji altyapısına yönelik sabotaj girişimleri gibi hibrit tehditlerine de dikkat çekti. "Kremlin, Avrupa'nın birliğini ve güvenliğini test ediyor. Biz de bu testten geçebilmek için hazırlıklı olmalıyız" dedi. AB'nin geçtiğimiz yıl kabul ettiği Hızlı Müdahale Mekanizması'nın bu tür tehditlere karşı etkinliğinin artırılması gerektiğini vurgulayan Kallas, "Örneğin, 2022'te Estonya'ya yönelik siber saldırıların benzerleri bugün çok daha sofistike. Dolayısıyla sürekli adapte olmalıyız" diye konuştu.
AB'nin savunma harcamaları artıyor
Avrupa Komisyonu'nun son verilerine göre, AB üyesi ülkelerin savunma harcamaları 2023'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 6 artarak toplam 240 milyar euroya ulaştı. Ancak Kallas, bu rakamın yetersiz olduğunu ve özellikle Doğu Avrupa'daki üye devletlerin daha fazla yatırıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. "Polonya ve Baltık ülkeleri, GSYİH'lerinin yüzde 3'ünden fazlasını savunmaya ayırıyor, ancak diğer üyelerin de aynı seviyeye gelmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. AB, ayrıca ortak hava savunma sistemi projesi 'European Sky Shield' kapsamında Alman yapımı IRIS-T ve Patriot sistemlerinin tedarikini hızlandırmayı planlıyor.
Uzmanlardan uyarı: Yaptırımlar yetersiz
Brüksel merkezli Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) analistlerinden Marie Dumoulin, "AB'nin bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar Rus ekonomisini zorlasa da Kremlin'in askeri kapasitesini sınırlamadı. Şimdi asıl mesele, provokasyonlara anında ve orantılı yanıt verebilecek mekanizmalar oluşturmaktır" dedi. Uzmanlar, özellikle Rus istihbaratının Avrupa'nın kritik altyapılarına (boru hatları, deniz altı kabloları) yönelik sabotaj riskine dikkat çekiyor. Son olarak geçen ay Norveç açıklarında bir Rus balıkçı gemisinin internet kablosuna zarar vermesi, bu endişeleri artırdı.
Öte yandan, AB'nin Rusya'ya yönelik 13. yaptırım paketi hazırlıkları devam ediyor. Ancak Macaristan'ın bazı maddelere vetosu nedeniyle paketin kabulü gecikebilir. Kallas, "Ortak karar alma mekanizmalarını daha verimli hale getirmeliyiz. Tek bir üyenin blokajı, tüm güvenliğimizi tehlikeye atamaz" diyerek, oybirliği kuralının esnetilmesi çağrısını yineledi.
Kaja Kallas'ın bu çıkışı, AB'nin Rusya karşısında daha proaktif bir tutum benimsemesi gerektiğini gösteriyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde yumuşak gücüyle öne çıkan birlik, bugün sert güç yatırımlarını hızlandırmak zorunda. Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte güvenlik algısı kökten değişen Avrupa, hibrit tehditlere karşı da kurumsal kapasitesini artırmalı. Aksi takdirde, Kremlin'in istikrarsızlaştırma çabaları karşısında reaktif kalmaya devam edecek. AB'nin bu yeni stratejisi, sadece askeri değil, ekonomik ve diplomatik araçları da içeren kapsamlı bir caydırıcılık anlayışını benimsemelidir.