Avrupa Birliği Komisyonu, sosyal medya devi Meta'ya yönelik önemli bir adım atarak, şirketin sahip olduğu Facebook ve Instagram platformlarının gençler ve çocuklar üzerinde bağımlılık yarattığı gerekçesiyle resmi soruşturma başlattı. Komisyon, özellikle platformların algoritma ve tasarım özelliklerinin kullanıcıları bilinçsizce uzun süre ekran başında tutarak psikolojik ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açtığını iddia ediyor. Soruşturma kapsamında Meta'nın içerik önerme sistemleri, bildirim mekanizmaları ve yaş doğrulama uygulamaları mercek altına alınacak.
Soruşturmanın gerekçeleri ve kapsamı
Brüksel'den yapılan açıklamaya göre, AB Komisyonu Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında Meta'ya resmi bir bilgi talebi gönderdi. Komisyon, Facebook ve Instagram'ın özellikle reşit olmayan kullanıcılar üzerinde "bağımlılık yapıcı" etkileri olduğunu, platformların sınırsız kaydırma, otomatik oynatma ve kişiselleştirilmiş öneriler gibi özelliklerinin kullanıcıların daha fazla vakit geçirmesine neden olduğunu belirtti. Ayrıca, Meta'nın yaş doğrulama ve ebeveyn izni mekanizmalarının yetersiz olduğu, çocukların korunmasız bir şekilde platformlara eriştiği vurgulandı.
Soruşturmanın bir diğer ayağı ise reklam ve veri toplama uygulamalarına odaklanıyor. AB, Meta'nın genç kullanıcıların kişisel verilerini hedefli reklamcılık için izinsiz kullandığını ve bu durumun DSA ile GDPR'yi ihlal ettiğini öne sürüyor. Komisyon, Meta'nın 30 gün içinde soruşturmayla ilgili detaylı belgeler sunmasını istedi. Aksi takdirde şirkete günlük 1 milyon euroya kadar ceza kesilebileceği ifade edildi.
Meta'dan ilk yanıt: "Endişeleri dikkate alıyoruz"
Meta yetkilileri konuyla ilgili yaptıkları yazılı açıklamada, AB'nin endişelerini dikkate aldıklarını ve platformların tüm yaş grupları için güvenli hale getirilmesi için çalıştıklarını belirtti. Şirket, özellikle 13-17 yaş arası kullanıcılar için geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği "gizlilik kontrolleri" ve "zaman sınırlaması" gibi özelliklere dikkat çekti. Ancak AB Komisyonu, bu önlemlerin yeterli olmadığını, bağımlılık yapıcı tasarımın temel neden olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, Meta'nın benzer suçlamalarla dünyanın farklı bölgelerinde de karşı karşıya olduğu biliniyor. ABD'de 40'tan fazla eyalet, Meta'yı gençlerde ruh sağlığı sorunlarına yol açtığı gerekçesiyle dava etmiş durumda. Avrupa Birliği'nin bu soruşturması, teknoloji şirketlerinin çocuk ve genç kullanıcılar üzerindeki etkilerine yönelik küresel bir baskının parçası olarak değerlendiriliyor.
Bağımlılık suçlamaları ve platform tasarımı
Uzmanlar, sosyal medya platformlarının bağımlılık yapıcı doğasını "davranışsal mühendislik" kavramıyla açıklıyor. Facebook ve Instagram gibi platformlar, kullanıcıları sürekli olarak içerik tüketmeye teşvik eden bir tasarıma sahip. Sonsuz kaydırma (infinite scroll), beğeni ve yorum bildirimleri, kişiselleştirilmiş öneriler gibi özellikler, dopamin salgısını tetikleyerek kullanıcının platformda daha fazla vakit geçirmesini sağlıyor. Özellikle ergenlik çağındaki gençler, bu mekanizmaya karşı daha savunmasız kabul ediliyor.
AB Komisyonu'nun soruşturması, sadece Meta'yı değil, benzer tasarım özelliklerine sahip diğer platformları da hedef alıyor. Daha önce TikTok hakkında da başlatılan soruşturma devam ederken, Twitter (X) ve YouTube ile ilgili de benzer adımların atılabileceği sinyali verildi.
Olası sonuçlar ve gelecek senaryolar
Eğer AB Komisyonu, Meta'nın DSA'yı ihlal ettiğine karar verirse, şirkete şimdiye kadar uygulanan en ağır cezalardan biri gelebilir. Küresel yıllık cirosunun %6'sına kadar para cezası öngörülüyor ki bu miktar Meta için milyarlarca euro anlamına geliyor. Ayrıca platformların genç kullanıcılara yönelik belirli özelliklerinin geçici olarak durdurulması veya kalıcı olarak değiştirilmesi de gündeme gelebilir.
Bu soruşturma, Avrupa Birliği'nin dijital dünyada çocuk ve genç haklarını koruma konusunda kararlı adımlar attığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Dijital Hizmetler Yasası, platformlara kullanıcı güvenliği ve şeffaflık konusunda benzeri görülmemiş yükümlülükler getirmişti. Meta'nın başlattığı bu sürecin sonucu, yalnızca şirket için değil, tüm sosyal medya ekosistemi için emsal teşkil edecek.