ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik yedi gecedir süren hava saldırılarının son dalgasının başarıyla tamamlandığını açıkladı. Operasyonlar kapsamında İran'a ait çok sayıda askeri hedefin vurulduğu belirtilirken, Orta Doğu genelinde konuşlu 50 bini aşkın ABD askeri personelinin teyakkuz halini sürdürdüğü vurgulandı. CENTCOM yetkililerinden yapılan yazılı açıklamada, son hava saldırılarında İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) altyapısının ciddi şekilde tahrip edildiği kaydedildi.
Saldırıların hedefleri ve kapsamı
Açıklamaya göre, operasyonların son dalgasında İran'ın batısındaki kritik askeri tesisler, füze rampaları ve İHA üsleri hedef alındı. ABD yetkilileri, saldırıların öncelikli olarak İran'ın bölgedeki vekil güçlere yönelik lojistik ve mühimmat desteğini kesmeyi amaçladığını ifade etti. Operasyonlarda ABD savaş uçakları ve deniz konuşlu gemilerden atılan seyir füzeleri kullanıldı. Açıklamada, vurulan hedeflerin tamamının askeri nitelikte olduğu ve sivil kayıpların yaşanmadığı iddia edildi. Ancak bağımsız kaynaklardan bu bilgiyi doğrulayacak net bir veri henüz gelmiş değil.
Askeri teyakkuz ve bölgedeki güç dengesi
ABD'nin Orta Doğu'da konuşlu 50 bin askeri personeli, alarm seviyesini yükseltti. CENTCOM, bu kuvvetlerin Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak'taki üslerde bulunduğunu ve İran'dan gelebilecek olası misillemelere karşı hazır bekletildiğini duyurdu. Ayrıca bölgeye ek F-35 ve F-16 savaş uçakları ile B-52 bombardıman uçaklarının sevk edildiği öğrenildi. Uzmanlar, ABD'nin bu hamlesinin, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidine karşı caydırıcılığı artırmayı hedeflediğini belirtiyor. Bölgedeki Amerikan varlığının 2020'deki Bağdat havaalanı saldırısından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı ifade ediliyor.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası tepkiler
Saldırılar, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden tırmandırdı. İran ise henüz resmi bir açıklama yapmazken, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in güvenlik toplantıları düzenlediği bildirildi. Birleşmiş Milletler, iki tarafa itidal çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği ise diyalog yollarının açık tutulması gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD operasyonlarına desteklerini yinelerken, Türkiye ve Katar'ın arabuluculuk çabaları devam ediyor. Rusya ve Çin ise ABD'yi gerginliği artırmakla suçlayarak İran'a siyasi destek mesajları gönderdi.
Bağlam ve değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik bu geniş çaplı hava harekâtı, iki ülke arasında 2018'den bu yana tırmanan gerilimin yeni bir aşaması olarak görülüyor. Harekâtın zamanlaması, İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlere karşı ABD'nin sert yanıt verme iradesini göstermesi açısından önem taşıyor. Ancak uzmanlar, bu tür operasyonların kısa vadede hedeflerine ulaşsa da uzun vadede bölgesel bir savaş riskini artırabileceği konusunda uyarıyor. İran'ın simetrik veya asimetrik yöntemlerle karşılık verme olasılığı, Orta Doğu genelinde güvenlik tehditlerini artırabilir. Bu süreçte uluslararası toplumun diyalog çabalarını sürdürmesi, krizin yönetilebilir ölçekte kalması için hayati önem taşıyor.