Küresel piyasalarda yeni hafta, ABD'de zayıf açıklanan istihdam verilerinin ardından oluşan iyimserlikle başladı. Tarım dışı istihdamın beklentilerin altında kalması, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına devam edeceği yönündeki tahminleri güç kaybettirdi. Bu durum, yatırımcıların riskli varlıklara yönelimini artırırken, hisse senedi piyasalarında ve gelişen ülke para birimlerinde olumlu bir seyir izleniyor.
Zayıf İstihdam Verisi ve Fed Beklentileri
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam Mart ayında 236 bin kişi arttı; bu, piyasa beklentisi olan 239 bin kişinin altında kaldı. İşsizlik oranı ise yüzde 3,5 ile beklentilerle uyumlu gerçekleşti. Ücret artışlarındaki yavaşlama da dikkat çekti. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda yüzde 0,3 artarken, yıllık artış yüzde 4,2'ye geriledi. Bu veriler, işgücü piyasasındaki soğumanın Fed'in agresif faiz artırımlarının sonuna yaklaşıldığına işaret ettiği şeklinde yorumlandı.
Fed yetkilileri, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını yinelerken, para politikasının sıkılaştırma adımlarında daha veri odaklı hareket edeceklerinin sinyalini verdi. Ancak zayıf istihdam verisi, Fed'in Mayıs toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı yapmasına kesin gözüyle bakılırken, bu artışın son olabileceği ihtimalini güçlendirdi. CME FedWatch aracına göre, yıl sonuna kadar faiz indirimi olasılığı da yüzde 30'un üzerine çıktı.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Bu gelişmeler, küresel risk iştahını olumlu etkiledi. Asya-Pasifik borsalarında, özellikle Japonya'nın Nikkei 225 endeksi ve Güney Kore'nin KOSPI endeksi günü yükselişle kapattı. Avrupa borsaları da açılışta alıcılı bir seyir izledi. ABD vadeli endeksleri de pozitif.
Gelişen ülke piyasalarında da olumlu bir hava hakim. Türkiye'de BIST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününde yüzde 1'in üzerinde yükselişle 5.000 puanın üzerine çıktı. Dolar/TL ise 19,20 seviyelerinde yatay bir seyir izliyor.
Analistler, Fed'in faiz artış döngüsünün sonuna yaklaşıldığı beklentisinin, özellikle gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini hızlandırabileceğini belirtiyor. Ancak enflasyonun hala hedefin oldukça üzerinde olduğuna dikkat çeken analistler, Fed'in erken gevşemeye gidebileceği beklentilerinin abartılı olabileceğini ifade ediyor.
Öte yandan, petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin üretim kesintisi kararının ardından yükselişini sürdürürken, enflasyon üzerindeki baskı yaratmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerinde seyrediyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimine gidebilmesi için henüz erken olduğunu gösteriyor.
Bu hafta yurt içinde ve yurt dışında açıklanacak veriler, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak. ABD'de enflasyon verisi (TÜFE) ve Fed'in toplantı tutanakları, Avrupa'da ise İngiltere Merkez Bankası'nın faiz kararı takip edilecek.
Sonuç olarak, zayıf istihdam verisi, Fed'in faiz artış döngüsünün sonuna gelindiğine yönelik beklentileri güçlendirirken, küresel piyasalarda risk iştahını destekliyor. Ancak enflasyonun yüksek seyretmesi ve petrol fiyatlarındaki artış, bu iyimserliğin kalıcı olmasına engel olabilir. Yatırımcıların, makroekonomik verileri ve merkez bankalarının politikalarını yakından takip etmesi gereken bir dönemdeyiz.