Tahran yönetimi, ABD ile süren müzakereleri kalıcı bir barış sürecinden ziyade 'çatışma öncesi bir ara dönem' olarak değerlendiriyor. Wall Street Journal'ın (WSJ) bugün yayımladığı analize göre, İran'ın stratejik hesapları, diplomatik temasların sonuçsuz kalması halinde askeri seçenekleri masada tutmayı içeriyor. Haberde, ABD'nin taleplerini yumuşatmasına rağmen Tahran'ın güven verici adımlardan kaçındığı ve bölgedeki askeri hazırlıklarını sürdürdüğü iddia edildi.
Müzakerelerde Tıkanma Noktası
WSJ'ye konuşan batılı diplomatlar, son tur müzakerelerde ABD'nin nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için daha esnek bir dil kullandığını ancak İran'ın, yaptırımların tamamen kaldırılması ve garantiler verilmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti. İranlı yetkililer ise kamuoyu önünde müzakerelere bağlılık mesajı verirken, Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı komutanların son haftalarda gerçekleştirdiği tatbikatlar, uluslararası toplumda endişe yaratıyor. Uzmanlar, Tahran'ın bu ikili yaklaşımının müzakere masasında elini güçlendirmeyi amaçladığını, ancak aynı zamanda savaş ihtimaline karşı hazırlıklı olmak istediğini yorumluyor.
Bölgesel Güç Dengeleri ve İsrail Faktörü
İran'ın yeni savaş hazırlıkları, özellikle İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik tehditleriyle birlikte ele alındığında daha da kritik bir boyut kazanıyor. Geçtiğimiz aylarda İsrail ile Hizbullah arasında yaşanan çatışmalar, Tahran'ın vekil güçler üzerinden dolaylı bir savaşın içinde olduğunu gösteriyor. WSJ'ye konuşan eski bir ABD'li yetkili, İran'ın, ABD'nin İsrail'i durdurma kapasitesine güvenmediğini ve bu yüzden kendi caydırıcılığını artırmaya çalıştığını ifade etti. Analistler, bu durumun bölgesel bir çatışma riskini artırdığı görüşünde.
Yaptırımlar ve İran Ekonomisi
İran ekonomisi, uzun süredir uygulanan yaptırımların ağırlığı altında. Petrol ihracatındaki kısıtlamalar, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon, halkın alım gücünü ciddi şekilde düşürmüş durumda. Bu nedenle Tahran yönetimi, müzakerelerin başarısız olması durumunda ekonomik krizin daha da derinleşeceğinin farkında. Ancak WSJ haberine göre, rejim içindeki radikal kanat, ekonomik fedakârlıklara rağmen ABD'ye karşı daha sert bir tutum izlenmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, İran'ın müzakere stratejisini zayıflatan bir iç çekişme olarak öne çıkıyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Taraflar arasındaki güven bunalımının derinleştiği bu süreçte, diyalog kanallarının açık kalması umut verici olsa da, kalıcı bir anlaşmanın önündeki engeller hâlâ çok büyük. İran'ın 'çatışma öncesi ara dönem' yaklaşımı, müzakere masasının aslında bir savaşın gölgesinde yürütüldüğünü gösteriyor. Uluslararası toplumun, hem İran'ı hem de ABD'yi dizginleyecek yapıcı bir rol oynaması gerekiyor. Aksi takdirde, Orta Doğu'nun en kritik diplomatik krizlerinden biri yeniden sıcak çatışmaya dönüşebilir.