ABD yönetimi, İran destekli Husilerin füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından Suudi Arabistan'daki diplomatik misyonunda görevli zorunlu olmayan personel ile ailelerinin ülkeyi terk etmesi talimatını verdi. Riyad Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada, artan güvenlik riskleri ve havalimanlarında yaşanan uçuş aksaklıkları gerekçe gösterildi. Karar, bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde ABD'nin Suudi Arabistan'daki varlığını geçici olarak küçültmesi anlamına geliyor.
Güvenlik gerekçesi ve uçuş aksaklıkları
Büyükelçilik yetkilileri, son günlerde Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve başkent Riyad yakınlarına düzenlediği saldırıların sivil havacılık üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını belirtti. Özellikle başkentteki King Khalid Uluslararası Havalimanı'nda bazı uçuşların iptal edildiği veya rötar yaptığı, bu durumun tahliye sürecini geciktirebileceği ifade edildi. ABD'li yetkililer, personelin ticari uçuşlarla ülkeden ayrılmasının planlandığını, ancak hava sahasındaki riskler nedeniyle alternatif rotaların da değerlendirildiğini aktardı.
Talimat, zorunlu olmayan personelin yanı sıra ailelerini de kapsıyor. Zorunlu personel ise görevlerine devam edecek. Büyükelçilik, ABD vatandaşlarına yönelik seyahat uyarısını da güncelleyerek, Suudi Arabistan'a seyahat edilmemesi çağrısında bulundu. Açıklamada, "Bölgede istikrarsızlık devam ediyor ve durum hızla değişebilir" ifadesine yer verildi.
Husi saldırıları ve bölgesel gerilim
İran destekli Husiler, son haftalarda Suudi Arabistan'a yönelik füze ve İHA saldırılarını artırdı. Yemen'deki iç savaşın taraflarından olan Husi milisleri, Suudi Arabistan'ın liderliğindeki koalisyon güçlerine karşı düzenledikleri saldırılarla bölgede güvenliği tehdit ediyor. Son saldırılarda can kaybı yaşanmamış olsa da altyapı ve sivil havacılık olumsuz etkilendi. ABD, Husileri desteklemekle suçladığı İran'a yönelik eleştirilerini sürdürüyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu adımının bölgede artan İran etkisine karşı bir güvenlik önlemi olduğunu değerlendiriyor. Suudi Arabistan yönetimi ise saldırılara karşı kendi savunma sistemlerini güçlendirme çabasında. Ancak Husilerin elindeki balistik füze ve İHA teknolojisinin menzilinin genişlemesi, Riyad için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Diplomatik ve ekonomik yansımalar
ABD'nin personel tahliyesi kararı, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor. Washington, Riyad'a yönelik güvenlik taahhütlerini sürdürse de sahadaki risklerin artması, diplomatik varlığın azaltılmasını zorunlu kıldı. Bu durum, yabancı yatırımcılar ve uluslararası şirketler için de bir uyarı niteliğinde. Suudi Arabistan'ın ekonomik çeşitlendirme ve turizm hamleleri, artan güvenlik endişeleri nedeniyle sekteye uğrayabilir.
Bölgesel analistler, ABD'nin bu tür tahliye kararlarının genellikle uzun süreli çatışma riskini işaret ettiğini belirtiyor. Benzer bir adım, 2019'da Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yapılan saldırıların ardından da gündeme gelmişti. Şimdi ise Husilerin saldırı kapasitesinin artması, ABD'yi daha temkinli davranmaya itiyor.
Sonraki adımlar ve belirsizlikler
ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki durumu yakından izlediğini ve gerekirse ek önlemler alabileceğini açıkladı. Büyükelçilik, ABD vatandaşlarına yönelik bilgilendirme toplantıları düzenleyecek. Öte yandan, Husilerin yeni saldırılar düzenleyip düzenlemeyeceği belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, İran'nın nükleer müzakerelerdeki tutumu ve bölgesel politikalarının bu gerilimi daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Suudi Arabistan hükümeti ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Riyad'ın, ABD'nin kararına saygı duyduğu ve güvenlik işbirliğini sürdüreceği mesajı verdiği belirtiliyor. Bölgede barış ve istikrarın sağlanması için uluslararası çabaların artırılması gerektiği vurgulanıyor.