Amerika Birleşik Devletleri Donanması'na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi, 250 gündür karaya çıkamayan yaklaşık 5 bin mürettebatı ile kritik bir eşikte. İran'a yönelik artan gerilim nedeniyle görev süresi uzatılan gemide, denizcilerin ruh sağlığı ve yaşam koşulları ciddi endişe yaratıyor. Bazı denizcilerin denize atlama girişiminde bulunduğu iddiaları, asker ailelerinin ve ABD Kongresi üyelerinin Donanma'ya acil önlem çağrısı yapmasına yol açtı.
Görev Uzatması ve Artan Basınç
Pentagon, İran'dan gelebilecek olası saldırılara karşı Orta Doğu'daki askeri varlığını artırma kararı almış, bu kapsamda USS Abraham Lincoln'ün bölgedeki görev süresi birkaç kez uzatılmıştı. Normalde 6 ila 8 ay arasında süren konuşlanma süresi, 8 ayı aşarak 250 güne ulaştı. Karaya ayak basamadan, sürekli olarak açık denizde görev yapan mürettebat, yoğun bir tempoya maruz kalıyor.
Geminin son durağı olan Umman Körfezi'nde konuşlu bulunan USS Abraham Lincoln, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin kesilmesinin ardından bölgede oluşturulan güç gösterisinin en önemli sembolü konumunda. Ancak bu gösteri, gemi mürettebatı için bir kabusa dönüşmüş durumda.
Psikolojik Yıkım ve İddia Edilen İntihar Girişimleri
New York Times gazetesinin ulaştığı Donanma içi raporlara göre, gemide son aylarda birden fazla denizcinin denize atlama girişiminde bulunduğu, birkaçının da ağır depresyon ve anksiyete tedavisi için tahliye edilmek zorunda kaldığı bildiriliyor. Uçak gemisinde çalışan personelin, vardiya sistemi nedeniyle günde ortalama 12-16 saat çalıştığı, dinlenme alanlarının yetersizliği ve sürekli silah tehdidi altında olmanın psikolojik olarak yıpratıcı olduğu belirtiliyor.
Denizcilerin sosyal medya hesaplarından yaptıkları bazı paylaşımlarda, "Bu bir hapishane", "Artık dayanacak gücümüz kalmadı", "Bize evimizi özletiyorlar" gibi ifadeler yer aldı. Ancak bu paylaşımlar, Donanma sansürü nedeniyle kısa sürede silindi.
Mürettebatın aileleri, geçtiğimiz hafta ABD Kongresi'ne gönderdikleri mektupta, "Sevdiklerimiz savaş alanında değil, bir mühimmat deposunda tutsak gibi yaşıyor. Acil olarak geri çekilmelerini veya en azından moral ve psikolojik destek birimlerinin gemiye ulaştırılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Donanma'dan Resmi Açıklama
ABD Donanması sözcüsü Kaptan Jody Vance, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Mürettebatın refahı bizim için önceliklidir. Gemide psikologlar ve din görevlileri sürekli olarak hizmet vermektedir. Ayrıca, denizcilere özel kurslar ve rekreasyon etkinlikleri düzenlenmektedir" dedi. Ancak sözcü, görev süresinin ne zaman sona ereceğine ilişkin net bir tarih vermekten kaçındı.
Bazı askeri uzmanlar, Donanma'nın bu tür durumlar için standart bir prosedürü olmadığını, ancak tarihi örneklerin gösterdiği üzere, uzun görev sürelerinin gemilerde isyanlara ve disiplin sorunlarına yol açabildiğini hatırlatıyor. Özellikle Vietnam Savaşı sırasında yaşanan bazı deniz isyanları, bu durumun askeri başarıyı olumsuz etkilediğini kanıtlamıştır.
Kongre'den Tepki
Olayın büyümesi üzerine ABD Kongresi'nde bazı üyeler, Donanma Departmanı'na acil bir brifing verilmesini istedi. Kaliforniya Temsilcisi Susan Davis, "Mürettebatın yaşam koşulları, ulusal güvenliğimizi doğrudan etkiler. Bu insanlar savaş gemisinde görev yapmaktan öte, hayatta kalmaya çalışıyor. Durumun aciliyetine rağmen amirallerin hala bir çözüm geliştirmemesi kabul edilemez" şeklinde konuştu.
ABD Başkanı'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı ise basına yaptığı kısa açıklamada, "Mürettebatın güvenliği ve sağlığı, Orta Doğu'daki operasyonların başarısının temelidir. Bu konuda Donanma ile görüşmelerimiz sürüyor" dedi.
Benzer Durumlar ve Tarihsel Perspektif
ABD Donanması tarihinde, görev süresi uzatılan gemilerde yaşanan olaylara nadir de olsa rastlanıyor. 2017 yılında Japonya açıklarında konuşlu USS Ronald Reagan gemisinde de benzer şikayetler dile getirilmiş, psikolojik destek ekibi gemide görevlendirilmişti. Ancak bu kez, Orta Doğu'nun sıcak çatışma ortamı ve İran tehdidinin sürekli olması, durumu daha da gerginleştiriyor.
Uzmanlar, donanmaların bu tür krizlerinde en hassas konunun, denizcilerin motivasyonunu kaybetmesi olduğunu belirtiyor. "İnsan dayanıklılığının bir sınırı vardır. 250 gün açık denizde, üstelik savaş tehdidi altında geçirmek, en sağlam sinirleri bile yıpratır" diyen askeri psikolog Prof. David Miller, "Deniz Kuvvetleri'nin, görev sürelerini aşan personeline karşı yeni bir politika geliştirmesi şart" değerlendirmesinde bulunuyor.
Olay, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri stratejisini de sorgulatıyor. İran'a karşı sert tutumun sürdürülmesi, Amerikan askerlerinin üzerindeki yükü artırırken, içerde kamuoyunun da bu konudaki toleransı azalıyor. Önümüzdeki günlerde Kongre'nin konuya ilişkin atacağı adımlar, Amerikan dış politikasının yönü hakkında da belirleyici olacak.