İran hükümeti, ABD’nin son askeri operasyonlarının ardından ülkenin güneybatısındaki kritik bir havalimanının tamamen kullanılamaz hale geldiğini ve toplam hasarın 270 milyar doları bulduğunu resmi olarak açıkladı. Saldırılarda sadece havalimanı değil, köprüler, tüneller, meteoroloji istasyonları, balıkçı tekneleri ve turizm tesisleri de büyük zarar gördü. Bu açıklama, Orta Doğu’daki gerilimi tırmandıran son gelişmelerin ekonomik boyutunu gözler önüne seriyor.
Hasarın Boyutu ve Etkilenen Bölgeler
İran hükümet sözcüsü Ali Bahadori, başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, saldırıların özellikle Huzistan eyaletindeki stratejik altyapıyı hedef aldığını belirtti. Sözcü, "Saldırılar sonucunda ülkemizin güneybatısındaki önemli bir havalimanı, pistleri ve terminal binalarıyla birlikte tamamen hizmet dışı kalmıştır. Bu, sivil havacılık faaliyetlerinin durmasına ve bölgesel ulaşımın felç olmasına yol açmıştır" dedi. Ayrıca, saldırılarda 12 köprü ve 8 tünelin yıkıldığını, meteoroloji merkezlerinin radar sistemlerinin büyük ölçüde tahrip olduğunu aktardı. Balıkçı filosunun da hedef alındığını ve yüzlerce balıkçı teknesinin kullanılamaz hale geldiğini ekledi.
Huzistan eyaleti, İran’ın petrol zengini bölgelerinden biri olarak biliniyor ve Basra Körfezi’ne kıyısı bulunuyor. Bölgedeki turizm işletmeleri de saldırılardan nasibini aldı; oteller, tatil köyleri ve kıyı tesisleri ciddi hasar gördü. İran hükümeti, yeniden inşa çalışmalarının başlatılacağını ancak bu sürecin uzun yıllar alabileceğini duyurdu.
Uluslararası Tepkiler ve Gerginlik
ABD ve İran arasındaki gerginlik, son aylarda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde de tartışma konusu oldu. ABD yönetimi, saldırıların meşru müdafaa hakkı kapsamında yapıldığını savunurken, İran bu operasyonları "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirdi. Rusya ve Çin, İran’a destek mesajı verirken, Avrupa Birliği her iki tarafı da itidal çağrısında bulundu. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, konuyla ilgili olarak "Bu saldırıların hesabı sorulacak. İran, toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tecavüze karşılık verme hakkını saklı tutar" ifadesini kullandı.
Uzmanlar, 270 milyar dolarlık hasarın İran ekonomisi üzerinde derin etkiler yaratacağını ve ülkenin zaten yaptırımlarla boğuşan ekonomisini daha da zor durumda bırakacağını belirtiyor. Petrol ihracatı ve turizm gelirlerinin azalması, İran riyalinin değer kaybını hızlandırabilir ve enflasyonu körükleyebilir. Öte yandan, bu durumun bölgesel dengeleri de değiştirebileceği, İran’ın müttefikleri üzerinden dolaylı misillemelerde bulunabileceği konuşuluyor.
Olay, uluslararası toplumun Orta Doğu’daki istikrarsızlığa yönelik endişelerini artırırken, diplomatik çözüm arayışları sürüyor. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, taraflar arasında arabuluculuk teklifinde bulundu, ancak henüz somut bir ilerleme sağlanmış değil. Bu gelişmeler, bölgede yeni bir savaşın eşiğinde olunduğu yorumlarına neden oluyor.
İran hükümetinin açıkladığı bu rakamlar, saldırıların sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik bir yıkım yarattığını gösteriyor. Ancak bağımsız uzmanlar, bu miktarın doğruluğunu teyit etmek için kapsamlı bir uluslararası araştırma yapılması gerektiğini savunuyor. Sivil altyapının hedef alınması, savaş hukuku açısından da tartışmalı bir konu olarak gündemdeki yerini koruyor.