ABD yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun önümüzdeki hafta Washington’da yapacağı kritik ziyarette, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinin ve İsrail ordusuna ait insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesi için resmi talepler ileteceği bildirildi. İsrail basınında geniş yer bulan bu gelişme, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir gerginlik dönemine işaret ediyor. Biden yönetimi, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin yanı sıra İsrail ordusunun Filistinli sivillere yönelik aşırı güç kullanımını da yakın takibe aldı.
Washington’un Resmi Talepleri
Haberde yer alan detaylara göre ABD’li yetkililer, Netanyahu’dan özellikle Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim birimlerinde yaşayan İsraillilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ve tarım arazilerine yönelik saldırılar konusunda somut adım atmasını isteyecek. Ayrıca İsrail ordusunun, Filistinli topluluklara yönelik tutuklama, ev yıkma ve arazi gaspı gibi uygulamalarda uluslararası hukuka uyum sağlaması gerektiği vurgulanacak. Beyaz Saray’ın bu talepleri, iki ülke arasındaki diplomatik görüşmelerde nadiren bu kadar doğrudan gündeme getiriliyor. Uzmanlar, Biden yönetiminin İsrail-Filistin sorununda daha dengeli bir politika izlemek istediğini ancak İsrail’in iç siyasi dinamiklerinin buna engel olduğunu belirtiyor.
Netanyahu’nun Ziyareti ve Beklentiler
Netanyahu’nun 24-28 Mart tarihleri arasında gerçekleştirmesi planlanan ziyarette, ABD Başkanı Joe Biden ile yapacağı görüşmenin yanı sıra Kongre üyeleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor. Ziyaretin ana gündem maddeleri arasında İran’ın nükleer programı, Suudi Arabistan ile normalleşme süreci ve Gazze Şeridi’ndeki insani kriz yer alıyor. Ancak Batı Şeria’daki durumun beklenenden daha fazla ön plana çıkması, ziyaretin seyrini değiştirebilir. İsrail basını, Netanyahu’nun sağ koalisyon ortaklarının baskısıyla Batı Şeria’da taviz vermekten kaçınabileceğini, bunun da ABD ile gerilimi tırmandırabileceğini yazdı.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Filistin yönetimi, ABD’nin Batı Şeria’daki ihlallere karşı daha somut adım atması gerektiğini savunurken, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği de daha önce yayımladıkları raporlarda yerleşimci şiddetinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtmişti. Öte yandan, İsrail’in aşırı sağcı partileri, Washington’un taleplerine sert tepki göstererek, Batı Şeria’nın Yahudi halkının tarihi vatanı olduğunu ve burada egemenlik hakkının bulunduğunu ileri sürüyor. Netanyahu’nun bu dengeler arasında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.
Değerlendirme
ABD ile İsrail arasındaki bu diplomatik temas, Biden yönetiminin Filistin meselesinde daha aktif bir rol üstlenme arzusunu yansıtsa da, İsrail’in iç siyasi yapısı ve Netanyahu’nun koalisyon ortaklarının katı tutumu, somut ilerleme kaydedilmesini zorlaştırabilir. Batı Şeria’daki şiddet olaylarının son dönemde tırmanması, bölgesel bir çatışma riskini artırırken, uluslararası toplumun kalıcı bir barış için daha kapsamlı adımlara ihtiyaç duyduğu ortada. Netanyahu’nun Washington’dan eli boş dönmesi halinde, iki ülke ilişkilerinin yeni bir sınavdan geçeceği öngörülüyor.